İki grup yolda kavgaya tutuşuyor, bir kişi karşı tarafa makas fırlatıyor, o makas oradan geçen kız çocuğuna saplanıyor, çocuk felç oluyor. Makası atan kişi basit yaralamadan 2 ay yatıp çıkıyor. Çocuk ben yürümek istiyorum diye feryad ediyor. Tamam ceza hukukumuzda kast diye bir kavram var ve yargılamada o adamın o çocuğu yaralama kastı yoktu diye muhakeme etti hakim, eyvallah da, ne olacak bu çocuğun durumu. Verince üç beş kuruş tazminat yürüyecek mi çocuk.
Geleceğini, ümitlerini yok etmenin bedeli olur mu ya da.
Önerin ne mi diyorsunuz?
O makas o elden fırlatılınca birine saplansın ve o kişi ölsün kastı ile muhakeme kurulmalı ve yaralanana verilen bedensel zarar da dikkate alınarak, fiili işleyen cezalandırılmalı idi.
Empati yapmak lazım. 52 yaşında bir kısmi felçli olarak yürüyebilmeme rağmen, neler yaşadığımı bir ben, bir de Allah bilir ki daha hayatının başındaki bir çocuğa felci yaşatmanın bir bedeli illa ki olmalı. O kişi elini kolunu sallaya sallaya açık havada gezememeli.
*
Yazdıklarım Kürt devleti kurulması uğruna haçlılara hizmeti caiz görenleri, ahir zamanda islamiyet ile hakiki isevilerin omuz omuza dünyaya hükmedeceklerine inananları ciddi anlamda rahatsız ediyor ki, haydi haydi tüm bu şebelekleri kullananların haliyle canlarını sıkmakta. İşin ilginci zahirde Allah, din, mukaddesat diyenlerin bir kesimi de hiç hoşnut değiller. Kısaca emelleri için insanları, kağnılarına öküz niyetine koşma niyetliler bendenizi sevmiyorlar, hamd olsun.
*
Her idareciye!
Senin idarenin eksik, aksak yönleri deşifre edilince, öfkelenip, kızmayacak, bilakis bu cesareti gösterene teşekkür edeceksin ki ahir akıbetin hayr olsun.
Senin hatalı uygulamana alkış tutanlar senin harbi düşmanlarındır, bir gram tefekkür etsen, bunu net görürsün.
Kangren olmuş kolu okşayan değil, onu vücuttan kesip, ayıran merhametlidir, unutma.
*
Eski zamanlarda adil olmak bir değerdi, zamanımızda adil kalabilmek değer. Talimat ile değil, vicdanla görmek ve hükmedebilmek her kişinin değil, er kişinin harcıdır. Er erdir, erkeği dişisi olmaz.
Üç kuruş havadan tahsilat umudu gördüğünde 3000 lira harcamayı göze alırgillerin kurguladığı sistemde devletin tanımından başlayan sakatlığı hukuk ile çözemezsiniz.
Ben hukuka aykırı imiş bilmem ki varsa böyle bir iddiası olan gitsin mahkemeye iptal ettirsin, gitmeyenlerden paşa paşa yaparım tahsilatımı kafası ile binlerce insana vergi ceza ihbarnamesi gönderilebilen bir sistemde hukuk konuşmak söz israfıdır.
*
Dine, örfi uygulama ve alışkanlıklar, kabul ve redler ile Murad ı İlahi noktasında nokta vuruş perspektifler geliştirmede çok geç kaldı İslam alemi.
Hazreti Ömer uygulamaya yön vermede, emsal nitelikte bir iki ufak dokunuş yaptı ve sonrasında dönemsel iktidar problemleri, bu hususu ihmal ettirdi ki esasen bu olmadan, olanın ne kadar İslam, ne kadar Arapçılık olduğu ayırt edilemedi. Din, bir kültürün yaşama alanı değildir, bir değerler manzumesidir.
Hangi kültürü yaşama alışkanlığı yaptığınızla ilgilenmez, hangi değerleri hayatınıza taşıyıp, taşımadığınızı ölçekler.