İki dağ arasında su yatağına ev yaptırırsan, o su akar, dağdan iner, yolunu bulur ve burası Muzistan değil su, kafana göre akamazsın desen de, takmaz seni. 2020'de yaşanan tedbir alınmadığı için sonraki senelerde de yaşandı ve bu sarmal tedbir alınmadıkça her zaman devam edecektir
Siz yüz trilyon metreküp gaz bulsanız ne fayda, ülkede çarpık yapılaşma, üç kuruş para derdine, dere üzerine bina kondurma kafası devam ettikten sonra...
Selde ölenlere rahmet olsun ve artık tabiat ile kavga hali de bu vesile ile en azından ülkemde son bulsun. Amin
Suyun dağdan indiği yatağın üstüne bina kondurmuşlar, sel görüntülerini izlerken dikkatimi çekti. Oraya bina diken, bu binaya izin verenlerin fiil ehliyetleri sınırlandırılmadan, yani bu kafa, idraksız muamelesi görmeden, ülke milim milim yok oluşa gidecektir, orman yakan ve yanan orman alanına bina ruhsatı verecek olanlar da aynı muameleye tabi tutulmalı tabii ki.
*
Allah, kendini muhafazakar olarak nitelendirip, kendine her haltı caiz görenlere güç, imkan vermesin niyazı ile.
Zira mesela kişi, içki içmenin haram olduğuna inanmayıp içerse, müslüman değildir zaten, ondan, içkinin haramlığına inandığı halde içenden fazla bir zarar gelmez. Hatta içkinin haramlığına inanmadığı için içen, haram olduğuna inandığı halde içenden iyidir.
O, adaletli olabilir, ama diğeri olamaz. Hatta o, diğerinin hakkını kollar, ama muhafazakarım diyen, ama halttan sakınmayan bunu yapamaz.
*
Dün övdüğün kişi, bugün halt işlerse, o haltı yermek ve dün sövdüğün, bugün iyi bir iş yaparsa onu övmek ilkesel duruştur, şahsa değil, şahsiyete kıymet vermektir.
*
Şu evangelist ve siyonistler ne kudretli güçlermiş meğer!
E işte devlet vatandaşın seçtiği idarecilerin elinde, ama hala adalet sisteminde liyakatı engelleyebiliyor, referanssız atama yaptırtmıyorlar. Memleketin fakir, fukarası sefalet içinde iken, hakikaten madur olanlar haricindeki nargile düşkünü Suriyelilere tatiller yaptırtabiliyorlar.
Asgari ücreti yaşanabilir rakamlara asla getirtmeyebiliyor ve emeklilerin bir kısmına hala asgari ücretten düşük emekli maaşı aldırtabiliyorlar.
Hakikaten çok güçlüler çok. O kadar etkililer ki cuma vaazlarında ahlakın öneminin anlatılmasına mani olabiliyorlar. İyi insan olmadan iyi müslüman olmanın hayal olduğunu vaizlere söyletmiyorlar.
Burada keselim meram hasıl oldu sonuçta, bu evanjelistler ve siyonistler çok güçlüler hakikaten.
*
Tüm mahlukatın, yaratılan her zerre ile irtibatlı, yazılmaya ihtiyacı olmayan, sürekli bir yaradılış kurgulu akıllı bir yazılım eseri olduğu hakikattir.
Sorumluluk, varlığın kendini biçilen rolden habersiz olduğu için, kendi bağımlı bağımsız iradesi sebebiyledir.
*
Beğenmediği/ genel görüşüne katılmadığı birinden çıkan doğru sözü onaylamak; ya da sırf o dedi diye, doğru söze cephe almak onurun turnusoludur.
Takıntı düzeyini de geçmiş biçimde daimi olarak olumsuz nokta arayışı, zamanla kişiyi doğruya körleştirir.
Bir A4 kağıdını önünüze alın. Beyaz bir satıh... Tam ortaya kondurulan bir nokta... Çoğumuzun dikkatini nokta çeker; fakat unutmamalıyız büyük satıh hala beyazdır orada.
*
Fetö ne yapmaya çalışmıştı? Devleti ele geçirmek, siyasi, ticari, maddi, manevi gücü elde etmek. Neden başarısız oldu? Allah, bu millete acıdı da ondan. Yoksa tam anlamıyla başarılı olmak üzereydi.
Fetö ticarete, eğitime, medyaya dalmıştı. Bir dini akım eğer bu alanlarda önder olmaya matuf çalışmalar yapıyorsa, yarın fetö gibi azmamasına ve ardından devleti istemesine engel ne olacaktır?
Cemaat ve tarikatların dünyaya hakim olma adına girdikleri işlerin öğretileri ile alakası nedir?
Yeniden Allah'ın yardımını bu sefer ummayın, zira tecrübesini yaşattı O.