Siyasi belirsizlik istikrar celladıdır. İstanbul seçiminde hile hurda yolsuzluk var denilerek gereğini yapmamak yanlıştır. Varsa bir hukuksuzluk yargı harekete geçer ve gereğini yapar. 10 20 000 farkla da olsa eğer muhalefet seçimi aldı ise, hakkı hak sahibine teslim etmek iktidarın boynunun borcudur ve sonra biz neden başaramadık diye oturup muhasebe edebilirler tabii ki, o ayrı mevzu. Milletin canı burnunda ve yine çarşı pazara yüksek fiyatlar sebebi ile ateş düşmüşken, ortaya bir laf atıp ateşi körüklemek işte %51 ile İstanbulu alamama sebebine misaldir. Siyasi istikrarı bir an önce tesis edip, asli gündemi olan geçime dönmesi iktidardan beklenendir. Vesselam...
--
Çocuğun kuşu ölmüştü. Peygamberimiz o çocuğa taziyeye gitti. Bu dindir, gerisi hurafe...
--
İhtiyacımız olan sadece bir demet gülücük ve bir tutam samimiyet...
--
Ateist, oğluna dedi ki:
Çocuğum!
Her kafana yatmayanı, itibar ettiğinin dediğince demeyeni düşmanın belleme. Dünyaya böyle baktığın gün, aynaya bak. Göreceğin sadece senin senden daha azgın bir düşmanının olmadığı olacaktır.
Bu lafı ateist etti ya, üç kelimesini okumak bile israf diyene, kitabını bile okumadığı Rabbine iman etmek pek bir kolaydır.
--
Vahhabi, şia ne kadar menfi ise, Mısır'dan, Pakistan'dan yayılan ihvan çizgisi de o nisbette menfidir. Anadolu topraklarında bilumum bir yerleri çürüklükten dokununca dökülen islam tasavvurlarını pazarlamaya çalışanların hepsi bilerek ya da bilmeyerek gavur hesabına çalışıyorlardır. Anadolu'da yaşanan İslam ve insanlık tüm İslam alemine örnektir.
Kendi çizgisinden olmayanların canını, ırzını, malını kendine helal gören sapkınların şakşakçıları ahmaktırlar.
Bu hamakat kendi öz değerlerini tanımama kökenlidir.
--
Suud ne yapıyor?
Bu din bizim ırkımızdan bir Peygamber ile geldi. Onun canına okumak da ancak bizim hakkımızdır diyen cahiliye mi onlara şu son abudiklikleri yaptırtan?
Yok biz Yahudilerle akrabayız söylemleri mi dersiniz, binlerce hoca kumar masalarında görüntülerinin medyaya servis edilmesi mi dersiniz, layt islam bizim işimiz icraatları mı dersiniz, artık ne derseniz. Biz bitireceğiz biz de başladı havaları.
Lakin bizler Arapların değil, Allah'ın dinine iman ettik. O din hazreti Adem Peygamber'den hazreti Muhammed Mustafa'ya kadar hep aynı ilkeleri va'z etti. Her ne kadar Arab'ın örfünü din diye yutturmaya çalışanlar hiç eksik olmamışsa da bu din ahlak ve kamil insan olma, Allah'a layıkıyla ibadet etme, adalet ve kemalat dinidir
Bunu kimse değiştiremez ve bu dine hakkı ile teslimiyetten başka da bir çare yoktur.
--
'Arkasında biri var, bir şey var' Şarkta, tanrı inancından sonra en yaygın olan, bu sözdür.
Sevgilisi ile sokakta öpüşme özgürlüğü isteyen şark insanı, kız kardeşi ile sokakta el ele gördüğü genci komaya sokar.
Şarkta küpe taktığı için kendisine rahatsız edici bakışlardan yakınan genç adam, çarşaflı birini görünce onu rahatsız edici bakışlarla süzer.
Şarkta her zıt görünümlü fraksiyon, muktedir olduğunda baskı ve kısıtlama uygulamalarında ana baba bir kardeştir.
Elhasıl Şark'ın işi gücü birdirbirden ibarettir.
--
Bizi bizden sıyıranlar, kendilerini giydirdiler bize. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
--
Sizi ancak ben kurtarabilirim diyenlerden kurtulmak için anasının ağladığı bir tarihi var insan evladının. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
--
Bir kısım inanır mesaisini, inancı ile kurtulmaya değil, insanları kurtarmaya hasreder; bu hal, psikoloji ilminde inancını yaşayamamasının yansıtma mekanizması olarak tanımlanır. Mailis Nalars