İsmail ARSLAN

Siyasi etik

İsmail ARSLAN

Siyasetle meşgul olacakların siyasi etik ile sınırlandırılmaları şart olmadıkça siyaset, içine girenini zehirleyen bir meşgale olmak durumundadır.

Siyasi etik ise şudur: Mevki, makam ve görevinin etkisinden ne kendisinin, ne de dilediği kişilerin fayda görmelerini engelleyici yaptırımları kabul etmek.

Bunu başaramadıkça o dış güçlerin bir gayrete girmesine lüzum olmaz, bizden olanlar zaten bizi kökümüzden koparacaklardır.
-
İİBF mezunları avukat olma imkanı istiyorlarmış, yetmez, torna tefsiye okuyanlara da hakim savcı yolu açılmalı.
Kimse alanında uzmanlaşmaya marka olmaya talip olmuyor, serbest piyasa ya daha çok nasıl kazanabilirimcilik konusu konu 
Avukat olmak için hukuk eğitimi alma şartını bile yetersiz görüyor, staja başlamadan önce sınav gerekli, 2 yıl da staj ve hakim savcı olmanın ilk şartı en az beş yıl avukatlık tecrübesi olmalı diyorum 
Konu adalet olunca bu budur, kolaycılık yok.

Hukukta spesifik alanlarda, mesela vergi hukukunda hukuk nosyonu sahibi yeminli mali müşavirler ile avukatların birlikte çalışmaları, belli bir kariyer sahibi ymmlerin vergi yargısında görevlendirilmesi gayet makul ve doğru bir iş olurdu, ama her okul bitirenden hukukçu olmaz, bu net.

Eski Kore imparatorluk devirlerinden bir kesiti konu edinen filmden bir anektod bendenize neden bugün Kore'nin 10 Türkiye'den daha büyük bir ekonomiye sahip olabildiğini izah etti: Hükümdar kendini vasıflarken diyor ki: Bir hükümdar tabiattaki dengeyi tesis etmekle ve makamlara ehil olanları vazifelendirmekle görevlidir. Adaleti gözetmeyen hükümdar işe yaramaz biridir.
-
'Ver papazı al papazı' dediğininde, ülkenizdeki hukuk sistemini aşağılamış oldunuz. Onlar ise ısrarla 'bizde hukuk var, o ne derse o olur' tezinden bir santim taviz vermediler. Tamam konu papaz konusu değil, ama bu, size yanlış hamle hakkı vermez sonuçta en başından diyeceğiniz sadece şuydu: Ülkemde hukukun üstünlüğü esastır ve yargı ne derse bu papaz hakkında o uygulanacaktır. Siz ver papazı al papazı ile bu treni kaçırdınız.

Hukukun üstünlüğünü önemseyen nice ülkede hukuk okuyabilmek için en az bir lisans mezunu olmak şart iken, bir ülkede ise hakim savcı olmak için neredeyse hukuk okumaya bile gerek olmayan bir sisteme doğru hamleler yapılıyor ki yoruma ihtiyaç duymuyorum.
 
 

Yazarın Diğer Yazıları