İsmail ARSLAN

Sözü eğip bükmeden

İsmail ARSLAN

Şahıs olarak siyaseten bir partiye veya liderliğe tabi değilimdir. Siyasetin de parti bazlı sürdürülmesine aslen derin muhalefetim vardır. Ülkem için toy/kurultay odaklı başkanlık sistemini uygun buluyorum. Toy/kurultay sahalarında en ehillerin, şehirlerindeki insanların seçimi ile oluşturulur ve başkanı da toy/kurultay belirler, halk seçer. Toy/kurultaya seçilen herkes siyasi etik yasasına uymakla yükümlü olur. Yani nüfuzu vesilesi ile kendine veya civarinda birilerine bir katkı söz konusu olursa ocağına incir ağacı dikileceğini bilir. Mevcut durumda İngilizin dayattığı idari sistem yıkılsın diye rey kullandım şimdiye kadar ve artık, parti bazlı siyasete kerhen de olsa destek vermeyecek, ülke insanlarının hepsini kucaklayıcı ilkelere uygun idareyi benimseyecek olanları bekleyeceğim. Lakin şu an, bunu, gördüğüm kadarıyla  pek savunan da yok.
*
Yolu açan da var sonuçta.
Bir beldede liyakata bakış, 'bir halt ederse başında nasıl olsa ben varım, müdahale ederim' kafası olunca, her makam sahibinin, eş, dost, akrabayı civarına alması tabiidir. Bunda bir terslik yok yani, algı bu olunca. Halbuki liyakat ehliyet idi asılda.
*
Aleyhisselâm'dan sonra göklerden gelen kararlarla iş yaptığını iddia edenlerin hepsi öyle veya böyle bir şekilde rezil oldular. Milyonlarca insan bir lidere bir misyon biçti ve o lider bu misyonu zedelemeden, hasar vermeden ya devredecek ya da altında ezilecek ki inşallah milletin selameti için başarı ile devredebilir. Yani yok öyle göklerden gelen bir karar var, kimse bana dokunamaz yanlışı ile yanlış yapma  lüksü.
*
Yahu bunlar eser gürler, ama oy zamanı döner dolaşır, yok bunlardan başka çaremiz der ve bizi tercih ederler mecburiyetten diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ezik sandıklarınız size öyle bir ayar verirler ki şaşıp kalırsınız. Başkanda ayrı, belediyede ayrı, mecliste ayrı sonuçlara şimdiden hazır olun ey bu eziklere hizmet için varız diyerek nefsine hizmet edenler.
*
Hatasında yanında olmadığında, ya da içindeki öküzü pohpohlamadığında, veya yanlış söz ve işinde sırtını sıvamadığın için, seni öküz niyetine kullanmaya niyetlenip, kağnısının boyunduruğunu boynuna geçiren ve sırtında kamçı şaklatanın adı anılınca, dünyadaki tüm insanların ortak refleksi, surat buruşukluğudur.

Hiç abartmayalım, hepimiz insanız. Tepemizden tırnağımıza kadar, hiç lafı evirip çevirmeye lüzum yok. Birbirimizin hiç bir hali, hiç birimizi şaşırtmaz. Yaptıklarımız bize özgü hep ve çok sıradan. Aradan eksi ve artı yönlü çıkan ilginçlere istisna diyor ve yekün  hesapta onları yok sayıyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları