İsmail ARSLAN

Sürü Güdüsü

İsmail ARSLAN

Vatandaş % 75 görme veya zihinsel engelli ve araç alımında ÖTV bağışıklığından yararlanmak istiyor, mevzuat diyor ki, özel tertibatla veya otomatik aracı sen kullanabillirsen, senden ÖTV alınmaz, reelde ise sokağa bile belki tek başına çıkma imkanı olmayan böylesi engellilere reva görülen bu uygulama zulüm değil de nedir ve neden araç ona özel tüketim olmayan, zorunlu ihtiyaç olan bu insanlara bu zulme bir dur diyen çıkmaz?

Hatasında yanında olmadığında, ya da içindeki öküzü pohpohlamadığında veya yanlış söz ve işinde sırtını sıvamadığın için, seni öküz niyetine kullanmaya niyetlenip, kağnısının boyunduruğunu boynuna geçiren ve sırtında kamçı şaklatanın adı anılınca dünyadaki tüm insanların ortak refleksi surat buruşukluğudur.

İnsanın insanı sevmesi tabiidir; sevdiğinin ufak tefek hatalarını görmezden gelmesi de anlaşılabilir. Tabii olmayan, fahiş, çok açık hataları sırf sevmeden dolayı doğru kabul edip, hatalının, hatada olduğunu inkar etmektir. İnkardan da öte başkalara da ‘doğru budur’ diye dayatma saçmalığı vardır ki bu, insan erdeminin kalbinde dinamit patlatmaya eşdeğer dehşet bir suçtur!
*
Çevremizde var olan her şeye etki gücünü veren bizizdir, bizzat kendimiz. Bizim yücelerimiz, bizim cücelerimiz, korkularımız ve sevinçlerimiz vardır.

Sanırız ki, başkasının meziyetidir var saydığımız; hayır, gördüklerimiz algımızın ederince konumlama ve biçimlemecedir.

Tip, karakter, bilgi, portre, manzara, sunum, tarz, karizma, olgu, malum, ilan; ne var ise...

Bunlardır bizde diğerimiz için yargı mekanizması doneleri. Ama hepsi bizdeki yansımalardır, yansıdığınca, izin verdiğimiz kadarı ile...

İdrakımız ile süzgeçler; kalıbımızca olana kapaklanırız.

İnsanız görüntüde de, bizi insan edenden uzağız.

Başkalara yaşa...

Başkalara ayar yaşa...

Başkaya kul ol...

Başkadan kulluk um...

Birilerinin hayranlığı ve nefretinin hesabına çöpe atılan koca koca ömürler...
*
Sürü sürü doğup, yığın yığın tepeleme gömülenler…

Başkasının senfonisinin gıygıycıları…

Beş para etmezliklerinin tek nedeni pahalarını öz elleriyle ucuzlatmaları…

Bir örnek varsa yaşamda, o gibi olma uğraşı, o olunsun ya da olunmasın; olma meraklısı asla kendi olamayacaktır.
Olduğunu yaşatacak, var olamadan da toprak olacaktır.
Böylesi, bir santim özgünlük fark ederse/ettirilirse, ya ölçüsünü alıp kefenler özü, fikri, tavrı; ya da dinine kitabına uymazsa, patlatır şehrin meydanında kıymetinin sahibini…
*
Birini tanımanın en kestirme yolu, onun başkasına dair değerlendirmelerini takip etmektir. 
Kişi vasfederken, vasfını ortaya koyar. 
Zekasını, görgüsünü, idrakını, sıfatlarını... 
Sövdüğünde örneğin, korku ve kabulsüzlüklerini görürsünüz, övgüsünde umut ve beğenilerini... Esasta o anlattığında, kimliğinin deşifresindedir. 

Anlatır... 

Anlattıkça o, biri hakkında konuştuğundan emindir. 
Dinleyici idrak ehli ise, kimi tanıdığımdan. 

Yazarın Diğer Yazıları