Tüm sorunların kökünde ahlak sapması var. Bizde sorunun kökü ahlak zaafiyeti ve bu konu 10 20 yılda çözülecek bir konu değil. Alnı secdelisinin de ateistinin de sorunu ahlak.
Bir yerden başlamak gerekiyor bu konuda çalışmaya. Önerim: 4-7 yaş arası değerler eğitimi ile başlanabilir.
Önce ahlakî referanslar olmalı öncelik. Elifbete abc değil.
Bu değerler eğitimi ailelere de verilmeli ve televizyon internet vs her metot kullanılmalı. Eğitmenler alnı secdelliler kıstası ile değil erdemlilerden seçilmeli.
İnsan kendisini tanıyabilme yolculuğunda, iyi- kötü ve bunun arasında kalan değişik ölçüler ve oranlar/orantısızlıklar/denge ve dengesizlikler arasında gide-gele ve en önemlisi de azimle yürüyebildiğin de, erdemli-faziletli-güven verici-adil bir yaşamı gerçekleştirerek, hakikat yolunda bir iz bırakabilme çabasını göstermelidir... Bu kendisine olan görevidir ki asıl dava nefes alıp verdikçe iyi insan olmaktan gayrı bir mevzu da değildir.
--
Tav Kültürü.
Tav, biraz kur, biraz şirinlik, göz boyama, karakter fragmanı, saklanması gerektiğini düşündüğünü sandığa sokup, teşhire müsait meziyetleri önceleme ve kısaca esasen sadece olmadığı ile arz ı endam etme.
Kızı tavlarken oğlan,
oğlanı bağlarken kız,
din adamı,
siyasetçi,
iş adamı,
pazarlamacı,
öğrenci,
müşteri bile maharetince tav peşinde.
Ne yana baksanız "tav" var.
"Tav"lananların çoğunluğunda ya buhran, ya eziyet, ya kandırılmışlık hissi bağlantılı aşağılık hissetme ve ağız tadı kaybı gözlemleniyor.
Tav kültürlere sinmiş vebadır.
Bulaşıcı ve tehlikeli bir huzur düşmanıdır.
Kanaatimce tavlayan kadar tava gelen de beladır. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları