İsmail ARSLAN

Temel Bakış

İsmail ARSLAN

Bir topluluğu topyekûn ifsad etmenin en basit yöntemi, onların başına, onların kıymet verdikleri değerleri dillendiren, onlardan görünen, ama esasta onların ocağına incir ağacı dikmeye gayretli , kurtarıcı olduğuna kesin itikad ile ona itaat edilen bir yöneticiyi geçirebilmektir.

Bunu sessiz sedasız yapmayı başaran bir güçten sakınmanın bir anlamı yoktur, o er geç emeline ulaşır. O lidere kör itaat ile tabi olacaklara da başka bir kader yakışmazdı zira.

Bu cümlelerin gayesi sadece şudur: Aklı başında insanlar, kişilere değil, ilkelere önem verirler ve kurtarıcı beklentisine girmeden, makul bir hayat yaşamayı öncelerler.
*
En başta, en yetkili olan dahil olmak üzere, tüm idari görevlerde bulunanlar, asla kendi hallerine bırakılmamalı ve kesinlikle sahih bir denetim mekanizması ile kontrol altında olmalılardır. Hazreti Ömer'e giydiği gömleğin hesabını sorduran ve bu sorgudan gücendirmeyen algı hakim olursa, ancak, yöneticilerdeki nefsani zaaflar ile başa çıkılabilir. 

İnsan odur ki asla güce doymaz. Hep bir tık fazlasının peşindedir ve bu tatminsizlik ona doğru yanlış, her şeyi yaptırabilir. Bununla mücadenin asli şartı, kontrol ve gerektiğinde müdahaledir.
*
Her klik, meşrep, cemaat kadar ve hatta dahası her bir Müslüman kadar farklı İslam algısı anormal bir durum değildir, bilakis imtihanın özünde bu vardır ve herkes, fert fert, kendi algısı ve yaklaşımından sorgulanacaktır. Umarım başarılı olanlardan ve imtihanını verenlerden oluruz.

Bendenizin İslam algısı müteakip kereler de ifade ettiğim gibi sadece ilke odaklıdır ve en öncelikli olan ilkelerim de şu yazdıklarımdır:
Allah'ı Kendini tanıttığı şekilde bilmek, 
Tevhidi öncelemek, 
Ona yakışır bir kulluk, 

Ama hepsinden önce insan onurunu gözeten, iyi bir insan olmak, dürüst, adil. hakkaniyeti şiar edinmiş, mert ve cömert bir insan olarak yaşayıp, ölmek.
*
İlk Peygamberden son Peygambere kadar İslamın temel vurgusu hiç değişmemiş olmasına rağmen, mesajın ardniyetli muhatapları, kendi kültürlerini gayra dayatmada Allah'ın dinini kullanmaktan hiç gocunmamışlardır. Oysa mesaj çok net ve sabit: Allah'tan gayrını ilah edinme, Ona halisane ibadet et ve iyi insan olmaktan başka bir hedef gözetme.

Tüm mevzu esasen sadece bundan ibaret iken, sağından solundan dolanarak bir türlü buraya odaklanılmaması ne büyük bir talihsizliktir. 

Birilerinin işine gelmiyor, bu netlikte ifade, tamam da, hiç mi suçunuz yok ey mesaja direkt muhatap siz akıl sahipleri!

Kerbela'yı Haşimoğullarından mı çıkacakmış peygamber diyenler yapmış ve aleyhisselam'ın dinini gömüp, Arap örfünü, Yahudi hikayelerine bulayıp din diye pazarlamışlardır ve maalesef bu uyduruk din genel kabul görmüş, İslamın esamesi dahi okunmamıştır ki halen böylecedir. 

Kerbela'dan sonra müslümanlar arasında en rağbet gören amel, dilde şeytana lanet, ama fiilde onu yüceltmek ve dibine kadar itaattir. Zira İslamın son peygamberinin torununu şehit eden Ümeyyeoğulları ki onlar bir kan davası güden Arap ırkçıları idiler, kendilerini bu fiillerinden sonra Peygamberin dinini bozup canına okudukları ve onun yerine ihdas ettikleri Arap İslamı ile korumuşlardır ve sonra her niyeti iktidar olan zümre, bu yolu kendine uyarlayarak, sonuna kadar kullanmıştır.
 

Yazarın Diğer Yazıları