Türk'ün zaferi kutlu olsun, tüm komutan ve askerimize Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk şahsında hürmet sunarım
1071'deki komutanla 1922'deki komutan aynı komutandır. Türk'ün komutanı.
Birini diğerinden ayrıştırarak, kin ve husumet peşine düşenler ise, açık şekilde ortadadır ki, Türk düşmanıdır.
Malazgirt ve istiklal harbi şehitlerine yüce makamlar, bizlere de onlara yaraşır hayatlar niyaz ederim.
Umarım Ege ve Akdeniz bahanesi ile bir savaş çıkmaz. Haçlıların tekrar birlikte saldırmalarından endişe etmiyorum, içimizde, bu zamana kadar görülmedik şekilde artan, dünyası için ana babasını bile ateşe atmaya meyyal dinli dinsiz insanlara kalacak bu yurt diye endişe ediyorum, zira vatanseverler, savaşır ve ölürler, onların canları pahasına ayakta tuttukları her değeri, işte o alçaklar sahiplenip, keyfederler sonrasında. Endişem budur.
Cennet hayali kuranların, insanların hayatını cehenneme çevirdiği bir zaman dilimine denk geldi ömrümüz.
Din kisvesi altında her inanışın fanatikleri tüm zamanların en rezil dünyasını el birliği ile inşa ediyorlar ve her biri tüm bu rezilliği dini gayeler ile tefsir ediyorlar.
Cümlelerinde ne kadar binaenaleyh, mütemadiyen vs tarzı kelimeler kullanırsa, o nisbette dindar olacağını düşünenlere üzücü bir haber vermem gerekiyor:
Ne kadar iyi bir insan olunduğu önemseniyormuş Allah nazarında ve yokmuş öyle aldatma ve aldatma mavallarına itibar.
*
Çok acil memlekette hukukun üstünlüğünü esas alacak yasal düzenlemeler ve bu yasaların uygulanabildiği zemin oluşturma çabasına girilmesi gerekiyor.
Çok mahkeme değil, adil kararlara imza atacak hakimler acil ihtiyaç ve çözüm çok basit aslında.
Tecrübe sahibi avukatlardan görevlendirmek gerekiyor hakimleri, 22 yaşında okulu yeni bitirmişlerden değil.
Çok hukuk fakültesi açmak değil, nitelikli eğitim verilmesi ve okul bitirmek de değil, tecrübe ve hukuk nosyonu önemli.
Hukukta liyakat harici her türlü referans sisteminden vazgeçilmeli ve alt yapısı sağlam mevzuat düzenlemelerine ağırlık verilmelidir.
Zira devletin dini adalettir.
Liyakatı olmayanı meşrebinden olduğu için kayırıp, mevki sahibi yapmak dindarlar arasında en makbul günahtır. Bu halt din ilişiksizlerde de yaygındır, ama bir dindar yaptığı haltı dini ile izah edemez.
*
Neredeyse her ailenin yaşama alışkanlıkları, eğlence, çalışma, yeme içme ve dinlenme algıları bile kendi özgünlüğünde farklılıklar arz ederken, Allah'ın Dininin, tüm insanlığı, şunu şöyle, bunu böyle yapacaksında buluşturmayı hedeflediğini söylemek, Allah'a iftiradır, Allah ilkeleri tebliğ etmiş, maksadını ortaya koymuştur. "İyi bir insan olun ve yaratıcınıza eş koşmayın, düzgün bir hayat yaşayın, size emanet edilen vasıfları tertemiz ulaştırın. " Tüm mesajın aslı esası bundan ibarettir.