Az, ama kaliteli ve çeşit ye ve çok, ama özellikli su iç. Vücudunu oksijensiz bırakma. İşte sağlıklı yaşam reçetesi. Bu kadarı, çok ilaç ile arana mesafe koymana yeter.
Açılımı: Yeşillik, protein, mineral, lif, vitamin dengesini kurarak vücudun ihtiyacı kadar yemek ve suyu özellikle alkali hale getirerek, yine vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar çok içmek.
Suyu alkali hale getirmenin basit yolu, bir su bardağı suya çeyrek çay kaşığı eczaneden alacağınız karbonatı karıştırmaktır. Ayrıca her gün 1 maden suyu ve limonlu su içmek de sizi zinde tutacaktır.
Ayrıca senede bir iki kere limon sarımsak limon maydanoz kürü uygulamak ve her ürünü mevsiminde yemek, ev yapımı yoğurt, sirke ve turşuyu tüketmek kaliteli bir hayat reçetesidir. Bu önerilerin kaynağı kişisel araştırmalarım sonucu ulaştığım muhakemedir.
--
Bu milletin en ciddi açmazlarından biri de şudur: Ona kanaati, tutumluluğu, tevazuyu tavsiye edenlerin kahır ekseri, sözü ile ameli çelişenlerden oluşmaktadır.
Kanaat önderlerinin, siyasilerin hayat tarzları ortada sonuçta.
Bu işte o bu şu fark etmiyor, imkan eline geçen, dün kınadığı ile kınanan oluveriyor.
Neden diye sormayınız lütfen, maya bozulmuş gibi bir cevabı kaldıramayacak olanlar olabilir aranızda.
--
Dini hassasiyeti yoğun vasfı ile arz ı endam edenlerdeki Atatürk düşmanlığı toplumu rencide ediyor. Çanakkale askerlerine dua ederken, Atatürk'ün adını özellikle anmayan bir hoca, şahsında, çok insana da husumet vesilesi bir ameli işlediği için utanmalıdır.
Atatürk'ün muhafazakarlar arasında itibarsızlaştırması gayretlerinin altında kanaatimce İngilizler var. Zira onlar İstanbul'dan çekilmek için şart koştukları nizamı, milletinin selameti için kullanmayı başarma kudretinde bir lider arzu etmiyor ve koşulsuz itaat bekliyor idiler. Atatürk, İngiliz mandasına girmedi ve bunun ceremesini canı ile ödedi. Ardından gelenler ise Amerika mandasına koşulsuz teslim olmasalar ve Atatürk'ün dirayetine sahip olabilselerdi bugün coğrafyasını çekip çeviren bir ülke idik.
Ata'ya düşmanlık yapanların kimin hesabına neyin davasını güttükleri bu zaviyeden bakılınca ayan beyandır.
İslam Teali, Kürt İslam Teali gibi cemiyetlere geçit vermemesi ile İngiliz'in emellerinin önünü kesen Ata, haliyle İngiliz muhiplerince yerilecektir ve firaset sahipleri de yerenlerin esasen kime hizmet ettiklerini fark edeceklerdir.
--
İstisna gözetmeksizin tüm cemaat yapılanmalarını öğrenciye dair her hizmetten men etmek zorunlu bir vazifesidir Devletin.
Zira hizmet verdikleri öğrenci bir vazife alınca ya da belli bir maddi güce ulaşınca onu gayeleri için kullanma güdüsü genetiklerine işlenmiştir.
Bir STK bünyesinde çalıştığım bir dönemde bir kız öğrenci kalacak yer hususunda yardım istemişti. Fetö organizasyona ait bir evde kalırken, onlara danışmadan nişanlandı diye okulun yarısında evden atmışlar. Gerekçeleri diğer öğrencileri bu durum olumsuz etkilermiş. Bir şartla onun gibi olanlarla kalmasına izin verirlermiş. Onlar belirlerlerse evleneceği kişiyi. Öğrenci kız bunu kabul etmeyince kapı dışarı etmişler. Bu gence bir çözüm bulmuştuk o dönem, ama işte cemaatçilik böyle bir şey.
Devlet ne yapacak edecek gerekirse yol havaalanı işlerini durduracak ve öğrencilerin barınma ihtiyacını çözecek. Yoksa tarih illa ki tekerrür edecektir.
Ayrıca tüm STK oluşumlarının özellikle maddi varlıkları zorunlu bağımsız denetime tabi tutulmalıdır. Denetimden kaçınan ya da olumsuzluk tespit edilenlerin faaliyetleri durdurulmalıdır.