Sizi ancak ben kurtarabilirim diyenlerden, kurtulmak için, anasının ağladığı bir tarihi var insan evladının.
*
Kendi ırklarından başkasını insan kabul etmeyen mahluklar, o kadar adiler ki terk edin, yoksa ölürsünüz dedikleri mazlumları, yolda bombalayarak öldürüyorlar. Sonra bu alçakları savunan alçaklara laf anlat!
*
Bizi 4 taraftan kuşatanlar değil, içimizdeki ahlaksızlar yiyip bitirecek. Şahsiyeti 5 para etmezlerin oraya buraya sırf falancanın yakını diye atanmaları, okuyan kız çocuklarına eşim ol sana ev açayım teklifleri, emin olun başımıza bir iş gelirse mazlumların ahları sebebiyle olacaktır bu.
*
Bir işveren, evli 3 4 çocuk sahibi işçisine, asgari ücret verip, bir de hayır kurumlarına zekat, sadaka veriyor ise, bırakın müslümanlığını, insanlığından şüphe duymak gerekir.
*
Çalışan emekliye ikramiye verme, ama çalışmaya da mecbur bırakma!
*
Sağlam ahlaka sahip olmayan birini günde 10 kez camiye girip çıkarken görseniz şöyle düşünebilirsiniz: Çalacağı ayakkabıların keşfini yapıyor.
*
Anayasa dediğimiz adından da belli, ana olmalı, temel olmalı, kısa ve öz olmalı…
Her şey onda olmamalı, sadece her sorunun anahtarı onda olmalı. Kazuistik yöntemlerle (her şeyin ayrıntı ile yazılıp çizildiği) yapılan yasa metinleri kısa ömürlüdür.
Anayasa kazuistik yöntem ile yapılmamalı. Kıymetini zayi edecek uygulamalara muhatap olmamalı. Her yeni iktidar döneminde bir yerlerine dokunmanın vacip olduğu bir özellik arz etmemeli.
Çerçeve metin olmalı ve kuşatıcılığı hale hale olmalı. Dokunması şart değil, rüzgarı tesir etmeli. Özü olmalı ve ilkelerden dem vurmalı. İlkel olmamalı…
Ayının en hassas, acıya duyarlı yeri burnudur. Burnuna taktığınız küçücük bir halka ile bir ayıyı elinizde oyuncak edebilirsiniz.
Milletlerin de en zayıf oldukları nokta, değerleridir. Değerler için ölür insanlar ve öldürürler. Bunu unutmayalım ve devam edelim:
Zaman içinde o halka ne kadar da başka bir anlama kaymış, farkında mısınız? Süs olmuş ve estetik için malzeme kabul edilmiş…
Değerler böyle olmamalı…
Değerler, değer yargılarının altında ezdirilmemeli…
Örneğin dün töre saiki hafifletici nedendi; bugün ise ağırlaştırıcı…
Dün falan için ölümü göze alanların bugün onu iplerde salladıkları gibi...
Anayasa bir değerler manzumesi olmalı; değer yargılarının doldurulduğu metinler harabesi değil…
Anayasa bu milletin değerleri ile değer yargılarını ayrıştıran bir vasfa sahip olsun kafidir.
Uzatmamalı, utandırmamalı…
*
Şu an kafamda, bir çok haksız ve hukuksuz uygulamanın sebebi ve çözüm yollarına dair düşünceler, çift kale maç yapmaktalar ve önceden olsa sizlerle bunları paylaşırdım, lakin hiç bir faydası olmayacağını, her aymazlığa ve halta, freni boşalmış kamyon misali, dolu dizgin devam edileceğine eminliğim sebebiyle artık içimden gelmiyor bunlara dair yazıp, çizmek.
Evet, haddimi bildim, insanın menfaatine düşünmek, çözüm üretmek buralarda, belli bir rantın kulu ve tebası olanlara tanınmış bir imtiyazdır ve tabi değilsen, hainin önde gidenisindir, sus ve sadece, önüne sürüleni ye iç.
*
Markette orta boy bir adet kavuna 50 TL pahalı olur diye 48 TL etiket vuruluyorsa, bunu da tarihe not olsun diye burada paylaşırım ey üretici kardeşim!