İsmail ARSLAN

Yönetim Sistemi önerimdir

İsmail ARSLAN

Sizi ancak ben kurtarabilirim diyenlerden kurtulmak için, anasının ağladığı bir tarihi var insanlığın.
*
Parti bazlı meclis sistematiğinin Türkiye macerası bitmeli ve toy, kurultay temelli başkanlık sistemine geçiş yapılmalıdır . Toy/kurultay milletin oluru ile âkillerden kurulur ve başkanı da toy/kurultayın belirlediği adaylar arasından millet seçer. 

Toy/kurultayın ilk işi siyasi etik yasasının hayata geçmesini sağlamaktır. Yani siyasinin mevki, makam ile kendisinin ve ilişikli olduklarının variyetlerini, imkanlarını çoğaltması engellenir. Bu olursa devlet de devlet olur. 
 
Şenol Eker de der ki: Toy'a "Aday" olunmamalı. Dar bölgelerde seçim yapılmalı. Örneğin her aile içinden bir kişi, sonra bu bir kişiler toplanıp (oy miktarları gözetilerek) her apartmandan bir kişi, o bir kişiler toplanıp, sokaktan bir kişi, mahalleden bir kişi...

Böylece her seçimde seçecek olanlar, birbirlerini tanırlar, herkes kendi dışında en "dürüst", "güvenilir" gördüğü kişiye oyunu verir.

Sonuçta örneğin her bir milyona 5 kişi, 350-400 kişilik bir kurul da, içinden başkan seçer. Başkan da dışarıdan bakanlar seçer. Bu kurul da meclis olur.

Mecliste asla "grup" olmaz. 

Çok kısaca anlattım; uygulanabilir mi bilmiyorum ama en tehlikeli şey "aday" ve "parti" bana göre.
*
Bendenizce mevzu böyle izah edilebilir:

Ruh sahibi ve yaptığı işlerden, tercihlerinden sorumlu insan nesli, hazreti Adem ile başladı, evet, ama, Adem aleyhisselamdan önce yeryüzünde 40 farklı Adem'e biyolojik olarak benzeyen insan gibi canlı var olmuştur. Hazreti Adem ve eşi Havva olağanüstü bir varedilişle yaratıldılar ve  birlikte dünyada yaşamaları murad edildi. Hakikati muhakkak Allah bilir, lakin Adem ve Havva evlatları, dünyada bu fizyolojik anlamda  insanlarla birleşmiş ve çoğalmışlardır. Yani mesuliyet noktasında Adem'in evlatları, Adem ve Havva dünyaya geldikten sonra, insanoğlu olarak bilinmiş ve tüm o, insana benzeyen, ama daha önce, insan olarak vasıflanmayanlar da Adem nesli ile karışıp, ortak hayat ve geleceği yaşamışlardır. Önceki insana benzeyenlerden Adem evlatları ile birleşmeyenlerin hiç birinin nesli devam etmemiş ve tüm bu türler, Adem'in dünyaya gelmesi ile birlikte, insan olarak vasfedilerek, yaşamışlardır.

*
Kur'an'ı okurken, bu kitabın hem nazil olduğu kültürü ıslah ve hem de tüm insanlığa yönelik bir ilkesel kabul ve eylem dili ile metodolojisi olduğu hususlarını ihmal etmemek, Murad ı İlahi'yi algılama ve anlamlandırmanın öncelikli şartıdır.
Mesela yasakların tedrici bildirilmesi, içki ile ilgili yasaklama metodu örnek teşkil edecektir bu husus için.

Cahiliye Arabının kültürünü ıslah adına çok evliliği yasaklama metodu da başka bir metodoloji analizi konusu olacaktır gibi.
 

Yazarın Diğer Yazıları