İsmail ARSLAN

Yüzüncü yılda af konusu

İsmail ARSLAN

Af yine gündeme gelebilir, lakin devletin affedebileceği suç kamu görevlilerinin şahıslarına hakaret suçu gibi ve devlete yönelik suçlar olabilir. Devlet başkanına hakaret gibi. Devlet kişilerin hakkına giren hiç bir suçu affedemez. Hakkı yoktur. Vergi de bu bahistedir, kul hakkıdır sonuçta. Devletin var oluş gayesi vatandaşlarının hukukunu gözetmek ise, bu budur.

Vatandaş devlete cezalandırma hakkını devrederken, suçluların gereken cezayı görecekleri kanaati ile bunu yaptı, eğer devlet suçluyu affedecek ise ihkak ı hak engellenemez.

İhkak ı hak, kişinin hakkını kendisinin alması yasağı denebilir. Mesela borcunu tahsil edemedin, hukuki çarelere başvuracaksın, devlet senin yerine zorla ondan alıp, sana teslim edecek gibi.

Bizim insanda adalet duygusu problem yaşıyor. Yeryüzünün nice bölgesinde yaşanan zulüm ve haksızlıklara sessiz kalmayan yurdum insanı, ülkesindeki zulüm ve haksızlıklara çok da duyarlı değil, zira haksızlık yandaşı olduklarınca ve kendisine dokunmadan yapılınca bir sorun teşkil etmiyor.

Somut misal, fetö tarafindan samimi duyguları istismar edilip, kullanılan zavallıların halini geçtik, onların evlatları, eşleri, ana babalarının kazanılması için en ufak bir gayret olmadığı gibi, bunun dillendirilmesi dahi olumsuz görülebiliyor.

Devletine, milletine ihanet eden şebelekler zaten dokunulmaz yerlerde, keyif halindeler. Din bazlı ahmak itaat ile bu hainlere destek verenlerin hali ise ortadadır. Geçtim onları da, onlarlı hayat yaşamak zorunda olan akraba i iyalatlarının gözden çikarılması ne anlama geliyor.

Cumhuriyetin yüzüncü yılında bir af çıkarılmalı ve fetö iltisaklı olup, eline silah almamış tüm hapistekiler affedilmeyi, görevlerinden uzaklaştırılanlar dahil, tüm hakları ve itibarları iade edilmelidir.
*

Engelli yurttaşa araç alımında ÖTV eziyeti

Yasal olarak %90 altında engelli bir kişinin araç alımında özel tüketim vergisi bağışıklığından yararlanması için, aracı özel tertibatla kendisinin kullanması şartı var. % 89 zihinsel veya görme engelli bir bireye mevcut yasal düzenlemelerle ehliyet de vermezler. Sözü uzatmadan yazayım: Bu durumda olup, ÖTV bağışıklığından yararlanamayan varsa, vergiyi ihtirazi kayıtla öder ve benimle bağlantı kurar ise, yasal olarak belki ilk derece mahkemelerinde olmasa da, Anayasa Mahkemesi, daha olmadı AHİM nezdinde, son son hakkına kavuşması için gereken hukuki desteği vereceğimi duyurmak istiyorum, Araç kullanabilir durumda değilse ve engeli gereği ulaşımı için araç ona zaruri olan her engelli aynı durumdadır. Olması gereken düzenleme mantığı ise şudur: Engel durumu kişiyi neyden mahrum bırakıyorsa ona yönelik düzenleme yapılması hakkaniyete ve gerçek duruma uygun olacaktır. Bir anne veya baba, sosyal medyada yazmış: Çocuğuma %89 engelli raporu verdiler, 90 olmaz ise, ÖTV bağışıklığından yararlanamazsın dediler, der.

Ne diyeyim bu mevzuat yapıcı ve uygulayıcılarına?

En güzeli hiç bir şey söylemeyeyim, zulüm ile abad olunmaz demekten başka.

Lakin çözüm de önermek istiyorum, ÖTV ihtirazi kayıtla ödenir ve vergi mahkemesine ödenen verginin iadesi için dava açılır ise, bu dava kazanılacaktır yargı sürecinin en sonunda dahi olsa diyeyim.

Engelli yurttaşa araç alımında ÖTV bağışıklığından yararlanma imkanı sağlayan yasal düzenlemenin temel mantığı ulaşım imkanını kolaylamadır.

Bunun için yasa der ki: %90 üstü heyet raporunda engelliliğini ortaya koyandan ÖTV alınmaz, 90 altında ise engel durumu heyet raporunda özel tertibatla veya otomatik araç kullanabilir kaydı olması şartı vardır.

Genel durum budur, ancak kişi %90 üstü engelli olup, ehliyetinde gerekli kodlar varsa, aracı kendisinin kullanabilir olması halinde de hukuk nosyonu der ki: Bu mümkündür.

Heyet raporundaki özel tertibatlı araç kullanabilir kaydı içine, otomatik araç kullanabilir kodu ehliyetine işli engelli de girer.

Yazarın Diğer Yazıları