Sürekli eskiyi yaşamak, eskiyi tenkid veya medh ile meşgul olmak hastalıktır. Eskiden şöyle güçlüydük böyle alim ve liderlerimiz vardıcılık sakat iştir. Zira dün öldü, bugün ise can çekişmede ve yarın ise henüz doğmadı. Dünün doğru ve yanlışından ders çıkarıp bugünü yaşamak ve doğmamış yarına don biçmemek isabetli olandır Mailis Nalars
--
Zamane müslüman kanaat ve siyaset önderlerinin itibar putu ile imtihanı
Adamda bakıyorsun kibir tavan yapmış, mevkimin itibarı bunu gerektiriyor diyor.
Onu seven de onu bununla savunuyor.
Halbuki düpedüz itibar putuna tazimde aslında.
Üstünlük ise İslamda sadece Allah'a saygı ile idi.
Allah'a saygının da tek ölçütü, Onun rızasını öncelemekti her iş ve niyette.
Mevkinin itibarı safsatası ile haltını perdeleyenlerin alayı, sokakta çıplak gezen kral misalincedir.
--
Bazı insanlar, idealize ettikleri yaşam biçiminin, civarlarındakiler tarafından da kabul ve tatbikini isterler.
O sigara içmiyor ise, içirmez.
O içki içiyor ise civarına da içirir.
O namaz kılıyor ise herkesi namazda ister.
O yoga yapıyorsa diğerlerinin de yoga ile meşguliyetini...
O fedakarlık yapıyorsa
O gamsız yaşıyorsa
O infak ediyorsa
O spor yapıyorsa....
Bunun boyun eğilen ilke ile ilgisinden daha çok kişinin egosu ilgisi daha yoğundur.
Yalnız kalmak istememesi ve etki edebileceklerinde de prensip edindiğine uyarlık arzusu...
Neden imanı ile ilişiklendirmiyorsun?
Çünkü tüm dünyada ilkeler ile yaşayanların ortak tavrı budur.
Bir din ile bağlantılamadan dışarıdan baktığınızda hepinizin göreceği de budur.
Konuyu İslam noktasında değerlendirmek söz konusu olsaydı da bir tespit değişikliği gerekmezdi.
Zira yoluna davet ettiği, yoluna adım atmadığında ona düşman ettiren hissin Allah rızası olmasının sağlamaları vardır ve çoğu, bu sağlamalar ölçeğinde rıza ile alakasız kalır.