Ey oğul!
Memura işçiye borç ver.
Sonra ödeyememesi için her din ve dilde dua et...
Sanayici göbeğini yırtsa, ödeme güçsüzlüğüne düşen bir memur/işçinin sana sunacağı kârın dibine yanaşamaz.
O memur/işçi candır!
Yıllar geçer borcu bitmez.
Net çek maaşından 1/4...
Tersiz, risksiz, güvenceli üstelik...
Bankacı Baba M.Ö: 3421
--
Öç duygusu rövanşisttir. "Dün zayıftım, beni ezdiler, bugün güçlüyüm ezenleri ezeceğim" zihniyeti sarmal bir
saçmalıktır,
aptallıktır,
ahmaklıktır.
Ortaya çıkardığı ürün itibarıyla bu ise zihniyet, terbiyeciler, terbiyesizlerden geri kalmamış demektir.
--
Siyasette millet nezdinde popülerliği sürekli diri tutma adına yapay gayretler ters teper, nefret doğurur. Sürekli rakipleri aşağılamak da aşağılayanın kıymetten düşmesine sebep olur. Bunlar biline biline neden ısrarla yapılır peki?
Havadise hükmedebileceğine dair yüksek ego halt yapmaya sevk eder siyasiyi.
--
İnsan doğmak nasip, insan olmak gayret, insan kalabilmek ise yürek ister. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları MÖ 3433
--
İçeriğini doldurmaya gerek yok diye düşündüğüm, tüm varoluşu izaha kafi kavramları paylaşmak istedim: Alt bilinç, orta bilinç, üst bilinç...
--
Zeynep... Babasının Süsü
Kıymetli eş Hazreti Hatice (radıyallahu anha) ilk kızı doğduğunda sevgili Peygamberimiz, doğum müjdesini alır almaz sevgili hanımının yanına girmiş. Hazreti Hatice üzgünmüş, bir kız çocuğu olduğu için. Câhiliyye bakışlarının O'nu incitmesinden korkuyormuş.
Peygamberimiz minik yavruyu sevinç ve huzurla kucağına alıp, bağrına basmış. Öpüp, koklamış. Annesini tebrik etmiş ve:
"-Kızımın adı Zeynep olsun.", demiş.
Herkes şaşkınmış. Zeynep ha, yani babasının süsü...
Câhiliyye devrinde kız çocuklarının kaderini değiştirecek ilk adım olmuş bu...
Bundan böyle kızlar artık utanç değil, babalarının süsü olacaktı...
Çocuklarımızın da bizler üzerinde hakları olduğunu unutmamalıyız. İşte Sevgili Peygamberimiz'in (aleyhisselam) bir tavsiyesi;
"Çocuğun babası üzerindeki haklarından biri, rûhâniyetli bir isim koyması ve güzel bir edep vermesidir."
(Beyhakî, Şuâbu'l-Îmân, VI, 401-402)