Bir hafta Bir Yazar: Safiye ÖNAL

Bir edebiyat kampında yollarımız kesişti. Kelamından önce tebessümü düştü salona. Önce derdini dergilere anlatmış bir yazar. Kültürel çalışmalarda aktif bir kültür insanı. Sınıfa öğretmenliğini sığdıramayan ufku açık bir öğretmen. Kampta 'Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu' üzerine yazdığı eseriyle tanıştırdı bizi. Bizlerde onu tanıyalım istedik…Kalem ve kelâmın gücüyle!

Safiye Hocam merhaba, öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz?

1980 yılında Aksaray’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi aynı şehirde, Aksaray’da tamamladım. 2001 yılında Konya Selçuk Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Yüksek Lisans eğitimimi FSMVÜ’nde, Yeni Türk Edebiyatı alanında Prof. Dr. M. Fatih Andı danışmanlığında  yaptım. 2002 yılından beri MEB’de Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Mesleğimi severek yapıyorum. Öğrencilerimle çok güzel çalışmalar yaptık. Edebiyat benim nefes aldığım yer. Emek ve özveriyle  yapılan her işin doğurduğu güzel sonuçlara hep şahit oldum. 2022 yılında “Edebiyat Dostu Öğretmen“ ödülünü TYB’nin Onursal Başkanı Rahmetli D.Mehmet Doğan’ın elinden almak gibi güzel bir nasibim oldu.  

Şu an aktif olarak öğretmenlik yapmasam da yine öğrencilerin, öğretmenlerin, kitabın, okumanın, yazmanın olduğu bir alanda İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevime devam etmekteyim. Editörlük, proje yürütücülüğü gibi pek çok mecrada çalışıyorum. Deneme, portre, hikaye türlerinde yazıyorum. Yazılarım Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Hece… gibi dergilerde yayımlandı.

Hocam, pekala yazma serüveniniz nasıl başladı? Kimlerin yazma isteğinizin oluşmasında, yazma yeteneğinizin gelişmesinde ektisi oldu?

Bir yazar aynı zamanda iyi bir okurdur. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ben öncelikle iyi bir okurum. Okuduğum kitaplar bana çok şey kattı, beni zenginleştirdi. Benim serüvenim de mesleğine aşık bir öğretmenimin ruhuma dokunması ile başladı.Orta okulda Türkçe öğretmenimin beni fark etmesi ile başlayan okuma aşkı, lisede edebiyat öğretmenime olan sevgimle pekişti. Sayısal seçmeyi düşünen ben  Üniversitede Edebiyat Fakültesinde okurken buldum kendimi. Üniversitede okumalarım daha seçici ve daha nitelikli oldu. Fakat okuduğum bölüm yazıya geçme sürecimi öteledi biraz. Çünkü alanında duayen isimlerle haşır neşir olup, onların enfes metinlerini gördükten sonra ben böyle yazabilecek miyim düşüncesi yazıların günyüzüne çıkmasını biraz daha geciktirdi. Aslında iyi de oldu.   Çünkü bu demlenme süreci kalemimi pişirdi. Tabii bu süreçlerde de okumam hep devam etti. Ta ki yine bir hocamla yollarım kesişene dek… Onun yönlendirmesi ile yazılar ortaya çıkmaya başladı. Yazılarımı önce dergilere gönderdim. Halen de devam ediyor bu. Dergiler bu alanda yol açıcı, motive edici güzel bir destek.

Her yaş grubundan yazma isteği olanlar var. Bu insanlara neler tavsiye edersiniz?

Yazma hayatımızın bir döneminde yapılıp sonra kenara konulacak bir eylem değil. Yazma hayatımızın her daim içinde olmalı, ona aşina olmalıyız. Bu noktada günlük tutmayı çok önemsiyorum. Yazmayı öğrendiği ilk andan itibaren çocuklarımızı günlük tutma noktasında yönlendirmeliyiz. Öncelikli olarak aile yapmalı bunu. Bu alışkanlık ailede kazanılmamışsa okulda öğretmenler bu noktada öğrencileri mutlaka teşvik etmeli. Türkçe ve edebiyat öğretmenlerine çok iş düşüyor bu konuda. Günlük tutmak yazma işini sürekli kılıyor ve geliştiriyor. İnsan yazdıkça kalemi işliyor. Yazmayınca kalem konuşmuyor, küsüyor. Düzenli yazmak çok önemli burada. Bu da yukarıda zikrettiğim gibi ilk olarak günlükle olabilir.Tabi düzenli okumak da bununla birlikte yol almalı.Okuma olmadan yazma olmaz.İyi bir yazar olmanın önkoşulu iyi bir okur olmaktan geçer. İstikrar çok önemli. Her gün bir satır da olsa yazmalı insan. Kalemi küstürmemeli.

Safiye Hocam, kitaplarınızın, eserlerinizin isimlerini öğrenebilir miyiz?

Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu. Müstakil olarak çıkan ilk kitabım. Mustafa Kutlu monografisi.
Mustafa Kutlu Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Türk hikayeciliğinin piri. Gerçekten bir klasik. Yazmaya başladığı ilk andan itibaren çizgisi hiç değişmemiş.O gün neyse bugün de aynı. Sadece hikayeciligiyle değil, fikir adamı ve yayımcı kimliğiyle, resim ve sinemaya olan ilgisiyle de kültür dünyamızın pek çok alanında varlık gösteren çok yönlü bir sanatçı.Onun gibi bir değerimizi yazmak, onun örnek hayatını yeni nesillere anlatmak bir görev. Bu dönemde çok severek çalıştım. Kıymetli Mustafa Kutlu hocam ile kitap esnasında çok zaman geçirdik.Bu çalışma vesilesiyle Onun gibi muhterem bir insanı tanımak benim için en büyük kazanç oldu .

“Benim hayatım, edebi yönüm ve fikriyatım  hakkında yapılmış en önemli kaynak,en detaylı çalışma.”Bunlar Mustafa Kutlu’nun kitapla ilgili değerlendirmelerinden küçük bir alıntı. Bu benim için çok kıymetli ve önemli.

Arkadaşlarımla birlikte çıkardığımız eserler de var. Editörlüğünü yaptığım çalışmalar var. Ama bireysel olmadığı için onların ismini burada zikretmeyeceğim.

Şu an elimde halihazırda çocuk edebiyatı alanında çalıştığım bir dosyam var. Önümüzdeki dönemde okurlarla buluşacak.

Safiye Hocam, son olarak yazarlık serüveninizde anlatmak istediğiniz sizi çok etkileyen bir hatıranızı dinlemek isteriz.

Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu kitabım çıktıktan sonra farklı şehirde öğretmen olan bir arkadaşım kitabı almak için oradaki kitapçılardan birine gitmiş. Kitap yeni çıktığı için bulacağından pek ümitli değilmiş. Çünkü küçük bir şehir ve yeni çıkan kitapların oraya ulaşması, kitapları temin etmek zaman alıyormuş. Kitabı sorduğunda kitapçı kitaptan ve yazarından o kadar güzel bahsetmiş ki...Sonunda arkadaşım “Ben tanıyorum yazarını, yakın arkadaşım.” demiş. Doğunun küçük bir iline kitabımın ulaşmış olması ve oradaki kitapçının söylemiş olduğu sözler çok mutlu etti beni. İnsanın yazdıklarının hiç tahayyül edemediği yerlerde sohbet konusu olması, oralarda okunmak çok güzel bir duygu.

Bir de dikkatli bir okurum kitap çıktıktan sonra ulaştı bana. Kitapta yer alan fotoğraflardan birinin altında yer alan tarihin yanlış olabileceğini söyledi. Not ettim bu bilgiyi. Mustafa Kutlu Hocamla görüştüğümüzde kitaptaki ilgili bölümü göstererek sordum bunu ona. Okur haklıydı. Tarih yanlıştı. Böyle dikkatli bir şekilde okunmak ve bu tarz dönüşler benim için can suyu niteliğinde. Yeniden yeşermek için bir sebebiniz oluyor. Çünkü sizin cümleleriniz bir yerlerde karşılık buluyor, hem de hiç tahmin edemeyeceğiniz diyarlarda.

Okullardan kitapla ilgili davet alıyorum,söyleşiler yapılıyor.Programdan  sonra öğrenciler yanıma gelip “Mustafa Kutlu’yu sizden dinledikten sonra  hakkında ne kadar çok bilmediğimiz şey varmış,onu fark ettik.Onun eserlerini okurken artık daha farklı bir açıdan bakacağız..vs. şeklinde cümleler duymak içimi ne güzel bir iş yapmışım huzuru ile dolduruyor. Şükrediyorum.
Sosyal mecralardan da ulaşanlar oluyor. Kitaptan paylaşılan bölümler, kitapla ilgili değerlendirmeler, dönüşler… O zaman da diyorum ki, iyi ki yazmışım… Teşekkür ederim.

Safiye Hocam, bizler de teşekkür eder, yeni çalışmalarınızda başarılar dileriz.

Söyleşi: Mustafa Balaban

Haber Merkezi

Bakmadan Geçme

Kayseri Gündem - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0533 704 84 10
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!