Doktor Kılınç, 'Hacamatın özel günü yok!'

Hacamat, vücuttaki kirli kanın dışarı atılması amacıyla, genellikle sırta vakumlanan kupaların içerisine kesik atılarak yapılan bir tedavidir. Mikrobiyoloji Uzmanı Doktor Aytekin Kılınç, hacamatın nasıl olduğunu, faydalarını ve toplumda doğru kabul edilen bazı yanlışları açıkladı. Kılınç, 'Hacamat kişinin ihtiyacına göre kadim bir tedavidir. Kupa çekme dediğimiz tedavinin kanlı ve ıslak olarak nitelendirdiğimiz, çok güzel, belli bir endikasyonlarda, belli bir zamanda, belli bir uygun şekilde, kişinin vücuduna yapılan kan çıkışının sağlandığı kesiklere hacamat diyoruz' dedi.

Hacamat, yüzyıllardır uygulanan geleneksel bir tedavidir. Vücuttaki kirli kanın dışarı atılması amacıyla, genellikle sırta vakumlanan kupaların içerisine kesik atılarak yapılır. Mikrobiyoloji Uzmanı Doktor Aytekin Kılınç, hacamatın ne olduğunu ve kimlerin hacamat yaptırabileceğini dile getirdi. Kılınç, “Hacamat kişinin ihtiyacına göre kadim bir tedavidir. Kupa çekme dediğimiz tedavinin kanlı ve ıslak olarak nitelendirdiğimiz, çok güzel, belli bir endikasyonlarda, belli bir zamanda, belli bir uygun şekilde, kişinin vücuduna yapılan kan çıkışının sağlandığı kesiklere hacamat diyoruz. Herkes hacamat yaptıramaz. Çünkü hacamatın belli bir yaşı, belli bir endikasyonu, yani neden yaptırması gerektiği konusunda hastayı bilgilendirmek gerekiyor. Öyle herkes ben hacamat yaptıracağım diye hacamat yaptıramaz. Örnek veriyorum; çocuğun travmaya uğramasını engellemek için 15 yaş altındaki çocuklara hacamat yapılmıyor. Mümkün olduğunca özel durumlar haricinde 15 yaş altı ve yaklaşık 67 yaş üstüne de hacamat yapmamaya çalışıyoruz. Psikiyatrik hastalıkları olanlara da hacamat yapmıyoruz. Cilt bozukluğu olan, ciddi anlamda enfeksiyon veya ciddi anlamda deli hastalık olan kişilere de hacamat yapmıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’de hastalıkların arttıkça hacamat isteğinin de arttığını vurgulayan Kılınç, “Türkiye'de popüler olan şu anda kronik yorgunluk. Kronik yorgunlukla ilgili çok fazla miktarda hacamat yaptırmak için gelmeye çalışan hastalarımız var. Bir de yaş itibariyle artık Türkiye'nin yaş ortalaması arttıkça, kronik hastalıklar, şeker, tansiyon, romatizmal hastalıklar arttıkça, bunlara ait de hacamat istekleri toplumumuzun oluyor. Biz de o endikasyonlara göre hacamatımızı yapıyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘HACAMATIN GÜNÜ YOK’

Doktor Eker, hacamatın belirli bir günü olmadığını, hangi gün yaptırılırsa yaptırılsın o günün negatif veya pozitif bir etkisi olmayacağının altını çizdi. Eker, “Halkımızın algısı bunun gününün olması yönünde. Fakat bilimsel olarak herhangi bir gün, saat ve takvim belirlemiyoruz. Fakat kişi diyor ki ben pazartesi, perşembe iyi olduğu söyleniyor. O algı oluşmuş, o farkındalık oluşmuş. Kırmıyoruz, o gün de yapmaya çalışıyoruz. Fakat kişi pazartesi yaptırması gereken hacamatı, salı günü yaptırdığı zaman, hacamatın iyiliği veya hacamatın faydası üzerinde herhangi bir negatif etkisi veya pozitif etkisi olmuyor. Yani pazartesi yapılan hacamat ile salı yapan hacamat arasında hiçbir fark yok. Kişiler istiyor ki hocam pazartesi bizim için güzel gün, perşembe güzel gün, o gün yaptırmak istiyoruz. Biz de kıramıyoruz, saygı duyuyoruz, o günleri yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Uzman Doktor Kılınç, hacamatın genellikle sırt bölgesine, ortalama 10 ile 20 kupa arasında uygulandığını belirtti. Kılınç, şöyle konuştu: “Hacamat yaklaşık kişinin vücut ve boy indeksine göre, kitlesine göre, yaklaşık 10 ile 20 kupa arası yapılan bir tedavi. Kupaların büyüklüğü var, numaralanmış kupalar. Kişinin genel vücut hacmine göre, kupaların numaralanmasına göre 10 ile 20 kupa arası hacamat yapıyoruz. Genelde tarama hacamatı şeklinde, önce bir sırt bölgesi. Eğer kişinin ihtiyacı fazlaysa, bacak bölgelerine de hacamat yapıyoruz. Bazı vakalarda baş, kol, boyun, özel bölgelerde hacamat yaptığımız oluyor tabii ki. Fakat genelde sırt bölgesine dediğimiz tarama hacamatı. Peygamber Efendimiz'in sevdiği noktalar var, o noktalara uyguluyoruz. Özel noktalar var, o noktaları uyguladığında kişinin rahatlaması, hem psikolojik olarak hem fiziksel olarak maksimum seviyeye çıkıyor.”

‘HACAMATTA YASAĞIMIZ YOK’

Hacamat yaptırmadan önce veya sonra yediğimiz besinlerin yaptırılan hacamat üzerinde olumlu veya olumsuz bir etikinin bulunmadığını ifade eden Eker, “Hacamatta özel bir diyetimiz, özel bir gıdalarımız, yasağımız yok. Yine halkın farkındalığı ve algısı, et ve et ürünleri, hayvansal gıda kullanmama ve cinsel birliktelik olmama adlı bir farkındalığı var. Biz bu farkındalığı bilimsel olarak kabul etmiyoruz. Çünkü et yiyenle yemeyen arasında hacamatın fayda ve zarar konusunda herhangi bir etkisi söz konusu değil. Yani, “Ben et yedim, hacamat yaptırdım, zararlı geldi”, “faydasını göremedim” veya “et yemedim hacamat yaptırdım, faydasını çok gördüm”. Böyle bir uygulama yok. Eğer öyle bir şey olsaydı, Türkiye'de yüzlerce, binlerce ameliyat yapılıyor. Doktor arkadaşlarımız sadece sabah, akşam yemeğini ve suyunuzu kesmesini ve sabahleyin erken bir vakitte ameliyata alınacağını söyleyen hastalığı, bağırsak temizliğinden sonra demiyor ki, “üç gün önce et yemeyeceksin, süt yemeyeceksin, hayvansal gıda kullanmayacaksın” tarzında herhangi bir uygulamamız yok” dedi.

Haber Merkezi

Bakmadan Geçme

Kayseri Gündem - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0533 704 84 10
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!