Paralel ile mücadele Erdoğan'ın değil ümmetin meselesi
Program yapımcısı Mehmet Toprak ve Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Bayram Zilan ile gündeme dair özel bir söyleş gerçekleştirdik. Toprak, Paralel Yapı ile mücadelenin Erdoğan'ın değil ülkenin ve ümmetin meselesi olduğunu belirtirken, Zilan ise Paralel Yapı ile mücadele iradesinin konulmasının çok önemli olduğunu söyledi.
Kanal A’da yayımlanan A Politik ve Sınır İhlali program Yapımcısı Mehmet Toprak ve Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Bayram Zilan, Kayseri’de aynı zamanda gazetemizin de yazarı olan Akit Gazetesi Yazarı Hacı Yakışıklı’nın moderatörlüğünde bir konferans gerçekleştirdi. Biz de bu ziyaret sırasında gündeme dair bir söyleşi gerçekleştirdik.
“Paralel ile mücadele edilse duyardık”
Bünyamin Gültekin: Kayseri Paralel Yapı’nın güçlü olduğu şehirlerden biri ve buradaki genel kanı bu yapı ile yeterince mücadele edilmediği yönünde… Siz Kayseri’ye dışarıdan bakan biri olarak Paralel Yapı ile yürütülen mücadeleyi nasıl görüyorsunuz?
Bayram Zilan: Paralel Yapı 40 yıldır hırka ören bir örgüt… Dolayısı ile her yere nüfuz eden bir oluşum. Bu nedenle bu yapıyı kısa bir zamanda çökertmek zor. Karşımızda kamufle yeteneği çok gelişmiş bir yapıdan bahsediyoruz.
Paralel Yapı ile mücadele etme iradesini ortaya koymak çok önemli… Eğer sürdürülebilir bir iradeniz varsa yönetim ve liderler değişse bile aynı mücadele devam ettirilir.
Kayseri’de büyük bir şey yapılsa biz de duyardık. Duymadığımıza göre Paralel Yapı ile ilgili çok büyük bir mücadele yapılmadığını söyleyebiliriz.
“Paralelin zihniyeti ile onlarla mücadele edemezsiniz”
Mehmet Toprak: Maalesef AK Parti döneminde altın çağını yaşayan bir örgütten bahsediyoruz. Türkiye’nin en seçkin gençlerini emniyete, yargıda, askeriyede ve bürokrasinin her kademesinde konumlandıran bir ihanet çetesi.
Bu yapı ile mücadelede Erdoğan başlarda çok yalnız bırakıldı. Bununla sadece Recep Tayyip Erdoğan’ın mücadele etmesi mümkün değil. Buna güç de yetiremez. Paralel Yapı ile mücadelede idareciler değiştiriliyor ve ‘al bununla mücadele et’ deniliyor. Bu kadar örgütlü bir yapı ile teşkilatlı bir metot ile mücadele edilebilir. Sadece başları alıp, ‘bunları terbiye et ve ayıkla’ demek kurunun yanında yaşın da yanma ihtimalini artırıyor.
Bunları bu ülkenin ve ümmetin ana meseleleri olarak görüp daha teşkilatçı yaklaşmak lazım. Memurluktaki 657 kanununu değiştirmediğiniz sürece işiniz zor. Siz ancak onların yerini değiştirebiliyorsunuz. Batı’daki birçok emniyet mensubu Paralelci diye Doğu’ya sürgün edildi. Bugün KCK’nın patlamasının sebeplerinden biri de bu. Mücadelenin Erdoğan merkezli olmaktan çıkarılıp, hepimizin ana meselesi olması noktasında bilinçli bir şuurun oturması lazım.
Paralel ile mücadele adına tetikçilik yapan insanlar da var. Paralelin zihniyeti ile onlarla mücadele edemezsiniz. Kendi zihniyetiniz ve kendi araçlarınızla onlarla mücadele ettiğinizde o zaman onları yenmiş oluyorsunuz. Onların zihniyeti ile mücadele ettiğimizde, onlara dönüşüyoruz.
“Erdoğan sonrasına hazır değiliz”
Bünyamin Gültekin: Erdoğan’ın nezdinde yürütülen bir mücadele var dediniz. Peki Erdoğan sonrası bizi ne bekliyor?
Bayram Zilan: Türkiye’nin Erdoğan sonrasına hazır olmadığını düşünüyorum. Ak Parti de Erdoğan sonrasına çok hazırlıklı değil. Lidere ve liderin yönlendirmesine göre hareket eden ve kurumsallaşmamış bir hareket var karşımızda… Nitekim Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonraki dönemde yaşanan travmadan da bunu gördük. Az sancılı gözükse de bir travma yaşandı.
Ülkenin çözülmesi gereken birçok sorunu var. Bu sorunların çözümünü bir kişiye indirgemek hem o kişiye hem de Türkiye’ye haksızlık. Bu nedenle Ak Parti bir an önce kendi sistematiğini daha kurumsal bir çerçeveye oturtturup Erdoğan’dan sonrasına hazırlık yapmalı.
“Gezi, Paralel ve PKK ile gündemimizden uzaklaştırıldık”
Mehmet Toprak: Bizim gibi doğu toplumları karizmatik liderlere muhtaç. Rusya’da Putin de buna bir örnektir. Gezi’de, Paralel’e ve PKK’ya karşı Erdoğan’ın dik duruşunun Türkiye’yi nerelere götürdüğünü çok net bir şekilde gördük.
Biz 12 Eylül 2010 referandumu ile askeri vesayetten resmi olarak kurtulduk. IMF’e borcumuzu ödeyerek ekonomik vesayetten de kurtulduk. 2023 hedeflerine doğru temellerimizi sağlam atacakken Gezi, Paralel ve PKK ile asıl gündemimizden uzaklaştırıldık.
1 Kasım seçimleri bizim kendi hedeflerimize doğru adım atma mecburiyetinde olduğumuzu gösterdi. İçerde bir mücadele yürüteceğiz. Ama diğer taraftan Başika’da asker sayımızı artırdık. Katar’da askeri üs açtık. Tekrar Osmanlı’nın hinterlandı üzerinden ufkumuzu açtık. 2053, 2071 gibi uzun vadeli bir takvim yapıldı.
Bünyamin Gültekin: Ergenekon operasyonu yapıldı. Operasyonlarla boşalan yerlere Paralel mensupları yerleşti. Sonra Paralel Yapı’ya yapılan operasyonlarda, onların yerine yeni bir yerleştirme politikası uygulandı. Yine belli grupların maşa haline getirilerek benzer sorunların gerçekleşmemesi için neler yapılmalı?
“Paralelcilerin Doğu’ya gönderilmesi yanlıştı”
Bayram Zilan: Darbeci generallerle mücadele uzun zamandan beri Türkiye’nin yapması gereken bir mücadeleydi. Maalesef bu süreci birileri vekaleten yürüttü. Devletten ziyade başkasının kontrolünde olan ve bize bunu demokrasi mücadelesi olarak sunmuş bir yapının insafı ile mücadele ettik. Daha sonra gördük ki bu mücadele onları çekip kendilerini ikame maksadıyla yapılmış. O zaman tüm askerlerin alınması yanlıştı. Fakat aynı yanlışı tüm askerleri çıkartarak da yapmış bir Türkiye’den bahsediyoruz.
Boşluğu doldururken yerine liyakat ve ehliyet sahibi insanların getirilmesi hususunda da yine yanlışlar yapılıyor. Yani bir yanlış başka bir yanlış ile örtülüyor. O örtülen yanlışın, yanlış olduğu ise reddediliyor. Onun düzeltilmesi için de 3. bir yanlış yapılıyor.
Paralel ile mücadele bazen cadı avına dönüşebiliyor. Herkes aynı sepetin içine atılıyor ve Paralel Yapı ile mücadele bir etiket ve taktik olarak kullanılıyor. Mesela Paralel ile mücadele eden kişi bunun reklamını yapıyor. ‘Paralel ile mücadele ediyorum’ etiketi kazanıyor ve bu etiket üzerinden beklenti içerisine giriyor.
Paralel ile mücadele faturanın kesildiği yerlerden biri de Güneydoğu… AK Parti her ne kadar doğu ve batıyı eşitledim dese de Paralelcilerin Batı’dan alınıp Doğu’ya gönderilmesi bizatihi eşitsizliği gösterir. Demek ki siz iyi olan bir yerden kötü bir yere ve bunu sürgün addederek yapıyorsunuz. Dolayısı ile burada bir eşitsizlik var. Bu yapılan yanlışlıklardan dolayı Türkiye tam olarak sağlıklı bir dönüşüm yapmakta problemler yaşıyor.
“Gençliği domine edebilirseniz geleceğe de damga vurabilirsiniz”
Mehmet Toprak: Her devletin bir beka sorunu olduğunda öncelik liyakat değil güvendir. Liyakat olarak baktığınızda Paralel Yapı’ya mensup birçok kişi liyakat sahibi, iyi yetiştirilmiş ve eğitim odaklı gelen bir yapı olduğu için eğitimli insanlar.
AK Parti Erdoğan’ın nezdinde birleşmiş bir karizma partisi… Fakat bu partinin ne bir geçmiş kadrosu ne de bir gençliği var. Gençliği ve kadrosu olmayan bir parti böyle durumlarda farklı guruplardan destek alıyor.
Sadece bir yapı üzerinde devleti kadrolaştırmanın ne kadar büyük bir tehlike arz ettiğini 17-25 Aralık’ta gördük. Beka sorunun aşılması için güven üzerine bir yerleştirme politikası gerçekleştirildi. Bu nedenle ellerinde yetişmiş bir kadro olmadığından daha çok milliyetçi kesimden dolduruldu. Sayın Erdoğan’ın net duruşu sayesinde bu Paralel darbe püskürtüldü. Bu aşamadan sonra artık beka sorunu olmadığı için liyakat merkezli bir politika izlenmeli.
Duble yollar, 3. Havayolu, Kanal İstanbul’u yapabilirsiniz. Fakat en büyük yatırım insandır. Ak Parti’nin maalesef bir gençliği yok. Gezi’den bu yana bunu görüyoruz. Gezi’deki gençlik Ak Parti’nin binde biri bile olmaz. Ama gezidekiler ses getirme açısından çok büyük etki oluşturdu. Artık kafelerde nargile tüttürme, Reisçilik oynama, kraldan daha çok kralcı olma ve ihale kovalamaktan ziyade tam da Erdoğan’ın geldiği o afiş asan, sokaklarda yatan, kapı kapı dolaşan gönüllü bir gençliğin tekrar zuhur etmesi bir mecburiyettir.
Bayram Bey (Zilan) ile bir araya geldiğimizde ‘genç vicdanlar’ diye bir hareket başlatalım dedik. Gezi ve PKK gençler üzerinden gidiyor. Gençliği domine edebilirseniz geleceğe de damga vurabilirsiniz.
Söyleşi: Bünyamin Gültekin
Bakmadan Geçme