İsmail ARSLAN

Aptal şapşal gündemlere takılmadan

İsmail ARSLAN

Lüzumsuz aptal şapşal gündemlere şu hakimin etek boyu mevzusu ile yeni bir ekleme yapıldı.
Türkiye'de adalet sistematiğinin asli problemi adaletin hızlı ve hakkaniyet üzere tecellisi değil midir?
Dün bir örgüte piyon olmayı tercih eden abudiklerin yargıdan temizlenmesi ile ciddi anlamda hakim açığı ortaya çıkan yargıda, yarında da benzer saçmalıkların tekrarlamaması için hukuk nosyonu sağlam, liyakatlı, adaletten ve vicdanından gayrına eyvallahı olmayan hukukçuların sisteme kazandırılması ile yol alınabilir.
Önerim en az 5 yıl avukatlık yapmışlar arasından hakim atamalarının yapılması ve hukuk fakültelerinde eğitim kalitesinin yükseltilmesine özen gösterilmesidir. 5 yıllık fakültenin son 2 yılı hukuk atölyesi şeklinde kurgulanmalı ve pratiğe yönelik eğitim olmalıdır. 
-- 
Arzu ettiğimiz Türkiye işte bu: Vefat eden anneleri adına düzenlenen vergi ceza ihbarnameleri mirasçılara tebliğ ediliyor. Hem kök işlemin hem de bu tebliğ yönteminin hukuka uyar olmadığını izah ile tarhiyatların terkinine dair mirasçılara vekaleten vergi idaresine posta ile 14.05.2019da yaptığım başvuruya 1 aydan daha kısa sürede olumlu cevap verildi ve devlete karşı kazanılması kesin olan açılacak 50 60 dava açılmamış ve dolayısıyla bu davalar için devletin avukatlık ücreti ödememesi sağlanmış oldu. Teşekkürler Vergi Dairesi Başkanım, var olasın.
--
Engelli yurttaşların araç alırken verdikleri engel durumu vergi muafiyetine uygun sürekli kayıtlı rapor sonrası, e ama senin başka bir raporun daha varmış, o raporda engel oranın düşük olduğu ve bu raporu araç alımında ibraz etmediğin için öde şu vergileri cezaları ile ihbarnamelerinin iptal kararlarına Ankara İstinaf Mahkemeleri sonrası Samsun İstinaf da onama vermiş bulunuyor. Artık sıra Gelir İdaresi Başkanlığında. Tüm benzer tarhiyatların ülke genelinde yayımlanacak bir genelge ile kaldırılması talimatı isabetli olacaktır
--
Değer yargılarını değere bindirmek

'Güdü değil bu, taş gibi ilke' adına üretip kutsallaştırdığımız her değer yargısı ile eksildiğimizi aynada görebiliyoruz.

Üstelik biz takılsak bile zaman işlemeye devam ediyor.

Dün dünya yuvarlaktır diyene ölümü ağzına alanlar bugün de göz kapanınca güneşi görmemenin verdiği rahatlıkla inkar edebiliyorlar aydınlığı; lakin

Karanlık ışıktan daha eski bir hakikat olmasına rağmen, ışık karanlığın her zaman baskın bir realitedir.

Değer yargıları yaşamı anormalleştirdi.

Özü bu.

Örneğin on yedi yaşındaki kız kardeşini on kere yedi yıl yaşamış on yedinci kadına talip adamın koynuna on yedi bin dolara sokan abi, pek bir namusludur ve o kız kardeş sevdalandıysa köyünün yiğit delikanlısına onu on yedi yerinden bıçaklamamak da namussuzluktur.
-- 
Particilik bir ruhu, bir davayı temsil edebilir mi?

Güç, eline geçirince sahibini sarhoş ediyorsa bu particilik afyonu sebebi iledir. Particilik, sahih bir ruhun idamının darağacıdır.
İyi insan olma davasına inanmış kişi particilik meşrepçilik mezhepçilik uyuşturucularından uzak durmayı önemsemelidir.
Parti vardır ama particilik zehirdir. Particilik nedir? Yanlışında da orada olmaktır. Lideri tanrılaştırmak, ilkeleri tepetaklak etmeyi amaca ulaşmak için meşru addetmektir. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
 
 

Yazarın Diğer Yazıları