Ata tohumu ile bu topraklarda ilaç kıvamında olur ürünler ki dışarıya işlenmeden ham bile satılsa dehşet getirisi olur ama kim buna izin verecek ve üstüne düşecek.
--
İdlip'teki radikalleri de Türkiye'ye kakaladıktan sonra, Suriye'yi Esed Putin Ruhani yıksın, Türkiye kredi bulsun Suriye içerisinde yeni yaşam alanları imar etsin kafası sakattır. Kim yıktı ise bulsun parayı ve o yapsın, ya da yaptırsın. Aksi halde imar olayına girecek bazı götürücüleri kollayacağız diye bu sefer kesinlikle ülkeyi batırırsınız.
--
Idam değil, parçalayarak öldürme cezası verseniz bu topraklarda kadına şiddete mani olamazsınız. Arap örf ve hayat algısını İslam diye dinin içine sokup, hakim kılanların sapkın algılarından din kurtulmadıkça olmaz o iş.
Olayın başladığı yer, malı görüyor hergele. Hatta diyor ki mesela, ya benimsin ya toprağın.
En önce bu mülkiyet algısının beli kırılmalı. Bizim kültürümüzde kadın insandır ve biz de insan evladıyız. Arap , kadını mülkü, eğlencesi bilmiş, ona eziyeti duruma göre farz bile addetmiştir.
Peygamber bu algı ile yetiştiği kültüre rağmen savaştı, ama maalesef son tahlilde Arap ırkçıları özellikle Emevi saltanatı ile İslamın içine kadına yönelik sapkın algıları yeniden monte ettiler. Peygamber'e ittiba eden kişi, kadına hürmeti dini kabul eder, Arapçı nefs düşkünlerine ittiba edenler ise, onu mülkü kabul ederler.
--
Bizim çok daha büyük meselelerimiz var diye çözümünü tehir ettiğimiz her küçük mesele yarın başımıza bela olacak kadar büyük bir mesele olacaktır, bu net. Mailis Nalars
--
Hukukun üstünlüğünü önemseyen nice ülkede hukuk okuyabilmek için en az bir lisans mezunu olmak şart iken, bir ülkede ise hakim savcı olmak için neredeyse hukuk okumaya bile gerek olmayan bir sisteme doğru hamleler yapılıyor ki yoruma ihtiyaç duymuyorum.
--
Eski Kore imparatorluk devirlerinden bir kesiti konu edinen filmden bir anektod bendenize neden bugün Kore'nin 10 Türkiye'den daha büyük bir ekonomiye sahip olabildiğini izah etti: Hükümdar kendini vasıflarken diyor ki: Bir hükümdar tabiattaki dengeyi tesis etmekle ve makamlara ehil olanları vazifelendirmekle görevlidir. Adaleti gözetmeyen hükümdar beş para etmez biridir.
Allah kendini muhafazakar olarak nitelendirip her haltı caiz görenlere güç imkan vermez inşallah. Zira mesela kişi içki içmenin haram olduğuna inanmayıp içerse müslüman değildir zaten, ondan, içkinin haramlığına inandığı halde içenden fazla bir zarar gelmez. Hatta içkinin haramlığına inanmadığı için içen, haram olduğuna inandığı halde içenden adamdır. O adaletli olabilir, ama diğeri olamaz. Hatta o, diğerinin hakkını kollar, ama muhafazakarım diyen, ama halttan sakınmayan bunu yapamaz.
FETÖ ne yapmaya çalışmıştı? Devleti ele geçirmek, siyasi, ticari, maddi, manevi gücü elde etmek. Neden başarısız oldu? Allah, bu millete acıdı da ondan. Yoksa tam anlamıyla başarılı olmak üzereydi.
Fetö ticarete eğitime medyaya dalmıştı. Bir dini akım eğer bu alanlarda önder olmaya matuf çalışmalar yapıyorsa yarın Fetö gibi azmamasına ne mani olacaktır ve ardından devleti istemesine engel ne olacaktır?
Cemaat ve tarikatların dünyaya hakim olma adına girdikleri işlerin öğretileri ile alakası nedir?
Yeniden Allah'ın yardımını bu sefer ummayın, zira tecrübesini yaşattı O.
--
Beğenmediği/ genel görüşüne katılmadığı birinden çıkan doğru sözü onaylamak; ya da sırf o dedi diye, doğru söze cephe almak onurun turnusoludur.
Takıntı düzeyini de geçmiş biçimde daimi olarak olumsuz nokta arayışı, zamanla kişiyi doğruya körleştirir.
Bir A4 kağıdını önünüze alın. Beyaz bir satıh... Tam ortaya kondurulan bir nokta... Çoğumuzun dikkatini nokta çeker; fakat unutmamalıyız büyük satıh hala beyaz.