İsmail ARSLAN

Evrim teorisinden neden çekinir ki bir müslüman

İsmail ARSLAN

Evrim teorisinden neden çekinir ki bir müslüman. Cahillikten çekinmek lazım oysa. Hazreti Adem aleyhisselamı Allah teala balçıktan yarattı, ama ondan önce, onun suretinde 40 farklı Adem'e benzeyen canlı yeryüzünde yaşamıştı. Evrimcilerin son nokta Ademdir tezlerinin yanlışlığı yeryüzünde canlıların tabi olduğu doğal seleksiyon sünnetullahını reddetmeye bir gerekçe olmamalı. Hazreti Adem'in yaratılışı olağanüstü bir hadise. Hazreti İsa'nın doğumunun olağanüstü olduğu gibi. Evrim ise çok farklı bir kuram. 
--
İlkokulda vırt zırt dersi koyarsın da insan hak ve özgürlükleri, hukuk, adalet dersi koymaz, sürü güdüsünü geliştirirsen olay ta oradan kopar.
--
Sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi ve faaliyet alanlarının genişlemesi takdire şayan olur, ama bağımsız denetime tabi olmaları kaydıyla.
Özellikle öğrencilere yönelik çalışma yapan vakıf, dernek, kurumsal veya değil, tüm cemaat ve cemiyet faaliyetleri istisnasız şekilde sıkı denetim altında olmalı ve bu denetim bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılmalıdır.
-- 
Tamam hayvanlar aleminde mesela bir erkek boğanın 5 10 dişi ile münasebeti olabiliyor evet ama orada olay kavgalardan çıkan en güçlü en dayanıklı olanın genleri ile soyun devamı tercihlemesi de insan dünyasında olay en nefsi kabarığın tatminine malzeme olma meselesi. Yok yok insanda da konu güçlü gen diyecek bir kişi bile çıkmayacağına göre ki çocuk bu tiplerde asla hoş görünmez, mevzu tamamen nefs mevzusudur diyebiliriz. Mailis Nalars
-- 
Bir devlete asla yakışmayacak en büyük rezalet, vatandaşının acziyetini ve kafa karışıklığını kullanarak ondan haksız menfaat elde etmesi olsa gerektir.
Engelli yurttaşlarının hayatını kolaylaştırmak için, onların aldıkları araçtan ÖTV almayan bir devlet, arkalarından numara çevirerek, uyduruk bir gerekçe ile bir zaman sonra senin ÖTV vermen gerekiyordu diyerek, ardından neyse gel seninle anlaşalım, uzlaşmadan yararlan sadece bir kısmını öde der ise, o devletin miadı dolmuş demek değil midir.
Herkes dava açıp hakkını arama yoluna girmiyor sonuçta. Mahkemede hukuk tecelli etmez ise 100 ödemek söz konusu olur diye 50 ödemeye razı olunması ayıp olarak bir devlete yeter de artar bile.
Bir devletin ölümü göstererek sıtmaya razı etmesi yurttaşını ne büyük ayıptır.
-- 
Allah, iyi kötü nizam sahiplerini nizamlarında serserice hatalar yapmadıkları müddetçe , ilkesiz, amaçsız, kaidesizlere galip gelecekleri bir sistem kurmuştur dünyada. Yok öyle her mevzuyu dış güçlere bağlama hikayatı. Sen iyi kötü işleyen bir hukuk sistematiği kurgulayamaz, üretemez ve eğitimi başaramazsan, bunlara sahip olanların sana galebe çalması kaçınılmazdır. 
Bendenizin her mesajımda ucundan ortasından kıyısından dokunmaya çalıştığım mevzu bundan ibarettir.
Nizam kurgulamak ve işletebilmek liyakat sahibi, adil, münevver, ilkeleri olan bir kadro işidir.
-- 
Ölümsüz hatalar

Hata ölmez bizim köyde 
Ya mumyası kurulur balçıklayarak
Ya da turşusu tutulur avuçlayarak

Hata ölmedikçe, Öldürülmedikçe
Bu hep böyle

Bazen hata ne diye düşünüyorum 

Toplum düzeni ilgili olanlar 
Hak hukuk kavramları
Kırgınlıklar Kırıklıklar 
Hüzün ve bir avuç kuru üzüm

Ve uzunca bir liste hazırlasam mesela
Ya da milyonlarca lekeyi 
Yan yana nokta nokta sıralasam 
Ortaya çıkan görüntü
Yani gördüğüm şu
İnsan sıfatında var olan
Karmaşık dağınık mükemmeliyetin
Muntazam yaşam formu

Bazen insanın en büyük sevapları 
Sınır tanımaz hatalarının yanında
Zerre bile etmeyebiliyor kazanımlar adına

Hatasından düştü bilinenin 
Aslında hata basamaklarından
Yücesine tırmandığı vaki olabiliyor

Hatalardan korkanlar
Hata yapmamaya programlılar
Affedemeyenler varlıklarını
Ben nasıl yaptım 
Keşke yapmasaydım diyenler

Hey sizler!
Çürüyorsunuz diri diri
Hele içinizden biri var ki Kılına zarar gelse 
Aort damarım sızlar Çürümesin varlığımız Olmaz mı
Pişmanlık hata ilişikli olmamalı
Dnamıza tükürmemiz kökenli belki
--
Devlette bir yer edinme derdine giren her türlü dini ve ideolojik yapılanmanın hak ettiği tek bir muamele var, o da başlarının ezilmesidir.
Devlette makam elde etmiş bir cemaat veya cemiyete mensup biri, eğer konumunu mensubiyetinin hizmetine tahsis ederse, o ve onun orada bir saniye bile kalmasına izin veren iz'andan yana nasipsizdir.
 

Yazarın Diğer Yazıları