İsmail ARSLAN

İktidarın En Hayırlı İşi S 400 Alımıdır

İsmail ARSLAN

S 400 alımı bu iktidarın şu ana kadar yaptığı en önemli icraatıdır. Dost ve düşmana emperyalizme karşı ülkenin dirayetle karşı durabilme potansiyeli var mesajı verilmiştir. Allah devletimin milletimin yardımcısı olsun amin
-- 
Askerimiz Hakurk sonrası Kandil'de kandil yakacak inşallah. Emperyalistler terör ile bir sonuç alamayacaklarını fark ettiklerinden bu yana, bir devlet kurulması noktasına yoğunlaştılar. Yarın terörün kökünü ordumuz kurutunca bizim desteklerinizle başardınız diyecek bu lanetler, kuracakları devlet ile de Akdeniz kaynaklarını kontrol etme niyetindeler. Atatürk'ün kurduğu uçak fabrikasını kapatan mandacılar, motor geliştirtmediler. Tam bağımlı bir devlet olmayı uygun gördüler. Onların ihaneti çok zaman kaybettirdi, ama geç de olsa artık motor üretebiliyor ülkemiz. Her ne kadar emperyalistler şimdilerde gözlerini uzaya dikmiş olsalar da en azından mevcudu muhafaza adına ülkemin bir şansı var artık. Allah yardımcımız olsun amin.
-- 
Zamane müslümanların en ciddi problemi ikinci bir Ömer beklentisi içinde olup, Ömer ne etti, niye etti, neden onun gibisini bekleriz sorularına beyinlerini kapatmalarıdır.
Hazreti Ömer mekasıdı önceledi. Kuralları gayeler noktasında irdeledi ve ilkeleri idareye hakim kıldı 
Yeni bir Ömer beklentisi saçmalıktır, ama Ömer'i Ömer kılan ilkeler apaçık ortadadır. Ilkeleri göz ardı edip, bir Ömer gelsin bizi kurtarsıncılık kanaatimce şirke bir kapı aralamaktır.
-- 
Dindar gençlik istiyorsunuz da din nedir ne kadar biliyorsunuz. Üstünlüğün Allah'a saygıda olduğu dinin dindarı bir gençlik mi talebiniz, veya "teaddüt-ü zevcât" yani dört karı, sınırsız cariye isteyecek, emeli için her kılığa girecek bir dindar gençlik mi olayınız, ya da imam nikahı, olmadı muta' nikahı ile sevgilisi ile fuhşu meşrulaştırma derdine düşmüş bir dindan gençlik ile karşılaşınca ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Dini Orta Çağ'daki pratiği ile uygulamaya kalkarsa bu gençlik, hazır Suriye de buraya taşınmışken, memleketin hali nice olur?
Gelsin Afganistan, ardından Taliban mı yani.
-- 
Bugün 'ben mehdiyim, veya filanca mehdidir, ona tabi olun' dese, tüm müridanlarının 'lebbeyk şeyhim' diyecekleri yapılar, halihazırda tüm dünyada, Evanjelistlerin islam topluluklarındaki truva atlarıdırlar. 
Mehdi ile gavur, zamanında çok ekmek yedi ve yiyeceği ekmek hala hiç de az değil. Aklını kullanmayanların akıllarırını uç uca ekleyerek cehenneme merdiven kuruyorlar.
-- 
Cemaat klik ve tarikatlardan devlette yapılanma temayülüne girenlerin tehlike potansiyellerini erken teşhis ederek tedbir almak devletin beka mevzusudur. 
Devlet bürokratik yapılanması eğer bu güne kadar geldiği şekilde yarın da devam edecekse bu devletten bir beklenti içinde olmak saflıktır 
Arpalık mantığı terk edilmeli, liyâkat her kademede her şartta esas olmalı. Devlette hiç bir klik grup cemaat yapılanmasına müsade edilmemeli.
Olmayacaksa bu, devletin kapısına kilidi hemen vurmak, bunlarlı bir devletten hayırlıdır.
--
15 Temmuzun mesajını devletin alıp almadığının en önemli göstergesi sadece şudur:
Devlete memur alırken, iradesi cemiyetine, tarikatına, önderine bağlı olanları, tabiiyetlerini kapı önüne bırakmadan içeri girme şansları olmadığına inandıramıyor ve iradesi güdümlüleri bir yerlere yerleştiriyor ise bu hadisenin tekrarı ve daha acı boyutlusu kesindir. 
Liyakattan daha sağlam ölçüt aranmamalı ve devleti, emeline kullanacaklara asla fırsat verilmemelidir.
Kim ki devletin imkanları ile kendine, civarına, tabiiyetine imkan devşirme gayretine girdi, onun ve fayda sağladığı her neresi ve kim ise tüm mal varlıklarına el konulması ilk yaptırım olmalı ve kimseye bu hususta ayrıcalık tanımmamalıdır.
-- 
Devlette görev alabilmenin çok basit bir kriteri olmalı, liyakat.
Liyakat da yapacağı iş ile ilgili eğitimini almış ve sahih bir nosyon sahibi olmak kadar kolay bir ölçüte tabidir. Hukuk eğitimi almamış, hukuk nosyonu olmayan birini falan mensubiyetten sağlam referesi var diye kürsüye oturtmak cinayet olduğu gibi, sağlam bir hukuk nosyonu edinmiş birini filan yerden referesi yok diye, hak ettiği kürsüden mahrum etmek de zulümdür. 
Adalet kolay tesis edilebilir, ama adil kalabilmek hiç kolay değildir.
Devlette görev aldıktan sonra cemiyetini, cemaatini, hocasını, partisini devlet kapısında bırakamayıp, içeride bunlarlı iş tutan herkesi en kısa sürede devletten uzaklaştırmamak millete ihanettir.
--
Bütün cemaat cemiyet yapılanmaları bağımsız denetime açılmalıdır. Maddi varlıkları, variyetleri şeffaf olmalıdır. Buna itiraz ederek, bağımsız denetimi reddedenlerin tüm mal varlıklarına el konulmalıdır.
 

Yazarın Diğer Yazıları