Allah'ın hükmü ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridirleri ağızlarında sakız edinip, bununla meşreplerinde olmayan sair her müslümanı kafir kabul edenleri yarın insani sorumluluk diyerek sınırdan içeri alacak olursa hükümet, Türk tarihindeki en büyük hatayı yapmış olacaktır. Zira bunların itikadınca kendilerinden başka herkesin kanı malı ırzı onlara helaldir. Ilk alt edecekleri de en yakınlarında görünenler olacaktır.
--
Bu ülkede inandığını iddia ettikleri değerleri menfaatleri için kullanan insanların varlığından daha büyük bir tehlike yoktur. Hangi pisliği deşseniz altından hep bu tipler çıkıyor. Siyaset deseniz böyle, din, mukaddesat deseniz böyle.
Çare çok basit aslında:
Bir siyasi etik yasasına bakar tüm çözüm.
Bir mevki, güç ona emanet edildikten sonra variyetini çoğaltan kim var ise tüm variyetine el konulup, itibarsızlaştırılacağı bir düzenleme olayı bitirir.
Fakat böyle bir düzenlemeyi kim yapacak, sorun burada.
Bu olduğunda tüm o yeme içmeler iltimas ve yolsuzluklar anında sonlanacaktır, ama ülkede de yönetici bulmak kolay olmayacaktır.
Zira bu milletin DNAsına işlemiş güce kavuşunca nefsine bu gücü kullanmak. Sıfırdan bir nesil inşa edilmeli de bu nesil uzaydan gelmeyeceğine göre bu fikir de bir işe yaramaz.
Herkes kendi imtihanını dibine kadar yaşayacak, bu kadar.
--
15 16 yaşlarında en sevdiğim meşgale şehir kütüphanesinde ansiklopedi okumaktı. A'dan başlayarak Z'ye kadar her konuda her çeşitten bilgi o yıllardan gelen bir hobi. Özellikle çocuklarınıza bu zevki ve kültürü sevdirin ve yaşatın derim.
--
Birçok firma vergi hukuku alanında profesyonel danışma desteği almadığı için, ya ödememesi gereken bir vergi yükü veya ceza ile kendini zora sokuyor, ya da avantaj ve yükümlülüklerin getirdiği imkan ve sıkıntılardan habersiz şekilde problemler yaşayabiliyor. Her vizyon sahibi firmanın vergi hukuku alanında profesyonel destek alması bir zorunluluktur.
--
Devletin rant dağıttığı toplumlarda iktidar gücünü kullananların "hubris"e yani kibrin en olumsu haline kapılmamaları mümkün değil. Fetöcülar de bu hubrise kapılmıştı. Allah belâlarını verdi! Mütevazi, adil ve şeffaf olmak her iktidarın şiarı olmalıdır. Ne yazık ki izah ettigim devletçi ekonomik modelden dolayı bu mümkün degil...Bu tip devletlerde iktidara kim geçerse aynı şey oluyor. Bu yüzden gerçekte değismesi gereken şey ekonomik modeldir.
Sinan Kocaoğlu hocanın bu tespiti çok önemli
Para güç mevki şan ile imtihanını kaybetmişlerin bir şans daha lütfen taleplerine ama daha iyileri de yok çaresizliği ile evet tamam demeye kendini mecbur hissedenlerin zavallılıklarının bir dönem daha kullanılmasının önünde ne tarz bir engel var?
--
İnsan doğmak nasip, insan olmak gayret, insan kalabilmek ise yürek ister. Sarpust Yazıtları MÖ: 3421