Ahir zamanda hakiki iseviler müslümanlarla omuz omuza gelecek dünyaya hükmedecekler diye inanan yeni nesil dindarlar gün gün çoğalıyor. Suud aldı şimdi de sazı eline. Diyanette de dinler arası diyalog adı altında bir çalışma var yanılmıyorsam ve devlet başkanımız da İspanya devlet başkanı ile medeniyetler arası diyalog organizasyonunun eş başkanı.
Tramp Evanjelistler'in göz bebeği ve sanırım hakiki iseviler diye bizim çok bilmişler evanjelistleri kast ederek program kurguluyorlar. Çok geçmez yakında İsa gökten inecekse büyük yahudi krallığının kurulması gerekiyor. Bu sebeple oyunda biz de varız diyecek doğu tarikat liderleri de seslerini yükseltebilirler.
Tüm dünya tehlike altında şizofrenler sebebiyle.
10 20 km derinlikli güvenli bölge karşılığı diye Suriye'de bir Kürt devleti yapılanması da Irak sonrası olursa, sıra Güneydoğu'da tarikatlari kullanarak özerk Kürt bölgesine gelecek ve tüm bu yapılar bilahare cem edilip krallığın özü oluşturulacak. Kim mani olacak bizden? Hiç kimse görünen bu ve ilmek ilmek işliyor adamlar planlarını.
--
İtaati yücelten, sorgu ve irdelemeyi kerih gören her siyasi faaliyet, kağnısına öküz derdindedir. Mailis Nalars
--
Arkadaşlık teklif ettiği onun bunun çocuğu bir sözde adam tarafından, teklifini kabul etmediği için küçük kızının gözü önünde başından silahla vurulan Tuğba Anlak hayatını kaybetti
Kadınları Erkeklerin " Malı" olması gereken varlıklar olarak gören zihniyeti öven ve hatta bunu çocukluktan itibaren aşılayanlar ve bunun din adı altında sunumuna müsaade edenler de en az bu şahsiyetsiz kadar onun bunun çocuğu değiller midir?
--
Arap ve Farisi'nin örfünü dinleştirip İslam'ın evrenselliği iddia edilemez. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem evet Arap'tı; ama o, 'üstünlük takvadadır' dedi ve takva için de adres gösterdi.
Peygamber aleyhisselam'ı sevmek, kuru bir kalıp ile onun gibi giyinmek, onun gibi yemek içmek ile ifade edilip, özde iman sakala, cübbeye sarığa indirgendiğinde bir kısım yazar taifesi, bunu diline dolayınca 'yuh!' diyenlere acı acı tebessüm ederim; başka değil...
'Takva buradadır' diye kalbini işaret eden, sanırım giydiği entariyi kastetmemişti işaretine simge olarak. Ya da 'oldu efendim, bütün dünya çöl iklimli Arabistan yemek kültürünü, giyim kültürünü benimsesin. Bunun adı İslam inancı olsun...'
Kızılderili sarık takınca ciddi müslüman mı olmuş olacak? Kızın başını açınca saf Avrupalı olduğu gibi! Kepi mezuniyetinde havaya fırlatanın adam olmuşluğu gibi ya da! İnsanların imanından önce kılığına bakılsın. İman ölçerimiz de kılığımız olsun! Bu mu yani? Gömlek cebinde misvak taşıyan Kızılderili en dindar müslüman olsun! Söze 'binaenaleyh' ile başlayan en sıkı mütedeyyin, 'başarılar' yerine 'muvaffakiyetler' dileyen en sadık mümin olsun.
Yine de hamd olsun ya Rasulu Muhterem aleyhisselam, Antartika'dan va'z etseydi dinini! Yağlanmayanı gavur ilan ederdik herhalde! Ya da kızılderili bir kabile'den cihana yayılsaydı İslam, tamtam çalmak, duman tüttürmek, gece ateş etrafında dans etmek ile mi bilinecektik İslamlık sıfatımızla!?
Abarttım! Evet, ne var da! Herkes kendi haline baksın! Aleyhisselam'ın yaşamını örnek almak... Bu nasıl oluyor?
Aleyhisselam yalan söylemezdi mesela. Bu yaşamından örnek alacağımız bir husus olarak algılıyorum. Kırmazdı, zarifti, merhametliydi, dinini yaşamada cesurdu, abitti, zakirdi v.s... Bunlar dinin emrleri..
Yeme içmede ölçüler hep asılda nezafet ve nezaket odaklıdır. Az yemek, ölçülü yemek, yemek öncesi, sonrası temizlik v.s.. Bunlar sünnet olan...
Yani maksatlar irdelenmeli...
Din terminolojisinde mekasıda/gerekçe, amaçlara hakim olmak bir çok mevzuyu çözmeye bir vesiledir. Diş bakımı sünnettir. Oburluk yapmamak sünnettir. Temiz ve bol giyinmek sünnettir gibi...
Faraza Amerika'dan Kızılderili, sahabe olmuş ve dini yaymaya da Amerika'ya gitmiş olsaydı aleyhisselam devrinde, yanında misvak ağacı mı götürmeliydi ağız temizliği adına gibi...
Örneklemeler çoğaltılır, amaç bu açılı...
Aslında işin içinde enteresan işler var: İçerilerde öyle derin meseleler var ki, İslam terminolojilerinin/ıstılahlarının sosyolojik etüdlerini yapmamak/yapamamak gibi bir moda gelişmiş kendi kendine. Halbuki din en büyük sosyal gerçeklerdendir ve dinin sosyolojik degerlendirmeleri özellikle bizde oldukça ihmal edilmiştir.
İslamdaki sîret ve sûret dengesini kurmak, ne ne amaçla neden nasıl sorularında doğru soruyu doğru cevap için kullanmak da zor bir hadise.
Yığın yığın ölüyoruz artık. Son yüzyılda şu ana kadar yaşayan insanların toplamı kadar insanı toprağın altına yolculadık.
Bir mana arayışı için hiçbir zaman geç değildir.