Her alanda ihtisaslaşma ve ilkesel duruştan tarafım. Mesela bendeniz bir avukat olarak, avukatların hukukun her alanında müdafii olarak arz ı endam etmelerinin makul olmadığını, seçtikleri bir iki sahada uzmanlaşmaları gerektiğini düşünüyorum. Bu durum hem mesleğin itibarına katkı sunacak, hem de avukatların maddi manevi kazanımlarına vesile olacaktır kanısındayım.
Bu her meslekte de böyle olmalı fikrimce.
--
Kanun yönlendirmesi ile SGK mevzuatı ile ilgili bir idari işlemi iş mahkemesinde dava etmek zorunda kaldım ve tahkikat duruşmasına katıldım ki duruşmalık bir mevzu asla değil. Her şey ortada, tüm veriler dosyada. Yapılması gereken sadece duru bir muhakeme ile sonuca ulaşmak iken, usul böyle olduğu için, dosyaya sunduğum beyanlar harici eksta söyleyecek bir sözüm olmamasına rağmen, orada olmak durumundaydım.
Bir kaç defa idari işlemlerin sadece idari yargıda dava konusu edilmesi gerektiğini yetkili birimlere iletmiş olsam da bu konuda somut bir düzenleme söz konusu olmadı maalesef.
Bu durumdan neden şikayetçi olduğumu şöyle ifade edeyim. İdari işlemler ile ilgili yargılama faaliyeti bu alanda hakim ilkelerle ve ihtisaslaşmış mahkemelerle yapılmalı genel tespiti harici mesela bendeniz engelli bir avukatım ve dilekçe üzerinden tüm meramımı net ifade ettiğim bir davada mahkemeye duruşmaya gitmem gelmem azap gibi bir durum. Hani duruşmalık bir mevzu olsa eyvallah canla başla der adaletin tecellisi için sıkıntısına katlanırım ama somut olay bazında anlamsız ve gereksiz bir gösteri için bu eziyeti çekmek ağrıma gidiyor.
--
Kafasına yatanı, söyleyen kafasına yatmıyor diye reddedenin kafası, kafama yatmıyor. Sarpust Yazıtları MÖ: 3417
Karışmak, biliyorsunuz mevzu bu.
Aşa, işe, yatağa, yuvaya karışmak...
Karıştıkça karıştırmak elinin değdiği ne varsa...
O ona karışınca, onda da buna karşı kaşıntı ister istemez başlıyor.
Neden karışır peki?
Çok basit aslında!
Bir yere kadar din, iman, imansızlık, ideoloji, rejim, özgürlük, adalet, ot, put yücelenir.
Bu mudur dert değil midir için turnusol şudur:
Bahçesi yeşerdikçe başka bahçeler soluyor ise
Barajı doldukça, başka göletler kuruyor ise,
Kanı kaynadıkça, başkaları kan kaybediyor ise,
İmkanı çoğaldıkça, ona yaklaşmak imkansızlaşıyor ise,
Söylediği ile yaptığı birbirini tutmuyor ise,
Bunun halinden ürpermeyen, bundan tiksinmeyen, bunu din, ideoloji, adalet, hakkaniyet ile ifade edenlerin alayı ya efsunlanmış bayır laleleridir; ya da bununlalı yaşamdan menfaatlenen şarlatanlardır.
Karışması, karışılmadığından; başka değil...
Bundan işte karışmasına karışanların alnını karışlar...