Zamane müslümanların en ciddi problemi ikinci bir Ömer beklentisi içinde olup, Ömer ne etti, niye etti, neden onun gibisini bekleriz sorularına beyinlerini kapatmalarıdır.
Hazreti Ömer mekasıdı önceledi. Kuralları gayeler noktasında irdeledi ve ilkeleri idareye hakim kıldı
Yeni bir Ömer beklentisi saçmalıktır, ama Ömer'i Ömer kılan ilkeler apaçık ortadadır. Ilkeleri göz ardı edip, bir Ömer gelsin bizi kurtarsıncılık kanaatimce şirke bir kapı aralamaktır.
--
Alçaklık bazılarının genine işlemiş memlekette. 4 evladının annesi eşi olan kadına uyguladığını şiddet çoğalınca kadıncağız çocuklarını alıp kaçıyor, bir işe giriyor, çalışmaya başlıyor ve bir gün o koca bozuntusu iş çıkışı kadının yolunu kesip 12 kere bıçaklıyarak öldürüyor.
Kadına yönelik şiddet mazeretsiz en ağır şekilde cezalandırılmalı ve asla kravat ile duruşmaya geldi, iyi hali vardı tarzı saçmalıklarla cezada hafifletme ahmaklıklarına müsaade edilmemeli.
--
Bir engel ile hayatı sürdürmenin nasıl bir şey olduğunu ancak başka bir engelli somut olarak algılayabilir, ancak unutulmamalı ki herkes aslında bir engelli adayıdır. 5 sene önce sağ tarafımı da kullanabilirken bu günlerimi anlayabilmem mümkün değildi. Şimdi ise hiç hareket edemeyenleri bile daha iyi anlıyorum. Sosyal hayat içinde gördüğünüz engellilere yaşamı kolaylaştırıcı olun, zorlaştırıcı değil.
--
Nikahta aslî unsur birlikte olma iradesinin aleniyetidir. Bu hem ırzı, hem nesli, hem de karı kocanın haklarını ve toplum dengesini korumaya vesiledir. Yani yok öyle dört duvar arasında kendi aranızda nikahlanma işi ayrıca muta nikahı da modern zinanın kendisidir. Yani süreli nikah. Mailis Nalars
--
Kim Kimdir?
Mehmet, Sabri'nin can dostu, Davut'un azılı düşmanıdır. Annesinin biricik kuzusu, babasının baş belası... Esra'nın soğuk ve ilgisiz eşi, Gülçin'in pamuk yumağı babası, Rana'nın eski varyemez kocası... Ramazan'ın sevmediği amiri, Semra Hanım'ın beğenmediği memurudur... Yılmaz'ı tanımaz, Cihan ile arada selam sabah.
Mehmet, Bakkal Rıza'nın ayaküstü muhabbet ettiği, Kerem'in ayda yılda bir buluştuğudur. Engin onu hiç sevmez, Kazım ise bayılır... Mustafa'ya borcu var, Yunus'tan alacağı... Nedim onu yanlış tanımış, Kemal ise her sözünü ferman bilmiştir. Yahya'ya haksızlık etmiş, Berna'nın kalbini kırmış, Yusuf'un büyük bir derdini halletmiştir...
Roller ve kişiler değişse de sen, ne görüntü yakalamış ise başkası için osun. Muhatap seni, sen olarak değil, sunduğun kadar, gördüğü ve algıladığınca bilir.
Olmadığı kişiyi oynayan bunu gayrına izletebilir; ama kendi o izletiden zevk almaz.
Başkası yönünden ne görünürse görünsün; kişi, sonuçta her bir haliyle kendincedir.
Zamanın bir dank sesi ve anı vardır. Hayatı an an yaşarız... Bazı an uzun sürer yaşamı kapsar, bazısı ise andan kısa zamandadır. Muhatap o an ne gördü ise sen onun için o kadarsındır. Esasında ne görünen sensin, ne de muhatabın gördüğü senden başkasıdır...
İnsan ister ki dediği olsun, bildiğince olsun. Bilmez bilmediğini... Birini bildiğince olmaya zorlamak, onu istemeyeceği biri haline getirir. Mesela: Namazda gözü olmayan birini birisi, parayı işi aşı bursu kursu koz ederek namaza zorlar ise ve o da Allah için değil, birinin rızası için o namazı kılar ise kimi, kime kul etmiş oldu düşünmek lazım.
'Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol' zor dava... Sen, sen olmak istersin de mahallen seni sana bırakmayabilir. Sen, başkası için fotoğrafını çektiği andaki kişisin. Gülümsedi isen o an, artık ağlaman vaki olamaz.
Seni sen olarak yaşamaya bırakmayanlar civarında çoğaldıkça 'ya huyundan ya suyundan misali' bir bakmışsın sen de öylelerden olmuşsun. Artık ferdi medeniyet algın terakki edene kadar bir ezer bir ezilirsin; terakki etmeden ölmek de cabası...
İnsan, birilerince birilerinin hayatına atanan yetkin özne olacağına, kıymeti kendinden menkul birilerinin keyfi için kavrayamadığı yaşamlar yaşayacağına; fukara yaşamında esir yüklem olsa daha yeğdir.
Kimsenin mezurası kendinden başka kimseyi ölçmeye yetmez; aksi sanılsa da, böylece...
Mailis Nalars
--
Senden çıkan söz isterse kuzey yıldızı olsun; onun gözü dişinin kovuğundaki çürümüş et parçasında... Mailis Nalars Sarpust Yazıtları mö 3423
--
Bu topraklarda daha nice 15 Temmuzlar yaşanması çok olası, zira önderinin, efendisinin, hocasının, şeyhinin her dediğine hesapsız boyuneğengillik bu coğrafya insaninın DNA'sına işlemiş durumda.