Kangren olmuş kolu kesen mi, onu okşayan mı merhametlidir sorusu gibi saçma bir yaklaşım da şudur: İdarenin hatasını savunan mı, hatayı tespit ile idareyi ikaz eden mi makul olanı yapmaktadır.
Tamam idareden nefsi için beklentisi olan, onu yere göğe sığdırmayabilir, bu anlaşılabilir bir durumdur, ama idarenin temsiliyetinin asli gayesinin idrakında olan için nefsine tatmin peşinde olmak idrak ile tefsir olunabilir mi?
Bazen işte o muhalif olarak nitelenen sözlerin bu kadar basit bir izahı vardır.
--
Dindar gençlik isteyenlerin önceliği milli kültürü içsellemiş, ahlaklı gençlik olmalı, zira "teaddüt-ü zevcât" yani dört karı, sınırsız cariye isterse bu dindar gençlik, ya da imam nikahı veya muta' nikahı kıymaya kalkarsa sevgilisi ile, ne ile karşılarında duracaksınız ey çok müdrikler!
Dini Orta Çağ'daki pratiği ile uygulamaya kalkarsa bu gençlik, hazır Suriye de buraya taşınmışken, memleketin hali nice olur? Gelsin Pakistan, ardından Taliban! diyenler çok mu abartıyor.
--
Düne kadar FETÖ "Anadolu İslamı, hoşgörü" adı altında devlet desteği ile palazlandırıldı.
MEB desteği ile Mehdi bozuntusu Adnan Oktar'ın kitapları dağıtıldı. Mesela en başta Yeni Akit gazetesi düne kadar bunları ücretsiz dağıtıyordu.
Uzatmayalım: Tüm bunların kaynağı (Dini, siyasi) İdeolojik körleşme, körlük, akıl tutulması.
Asla devlet bir dine, mezhebe, tarikat ve cemeat'e teslim edilmemeli. Bürokrasiye (askeri rejime), Jürokrasiye (yargıçlar idaresine) bırakılamayacağı gibi. Hiç bir tarikatın/cemeatin, partinin, ordunun, yargının vs. aşırı güçlenmesine izin verilmemeli. Eşit güçler birbirini dengelemeli. (Köşemden iktibasen duyurmak istediğim bir yorumdur)
--
Hukuk devletinin olmazsa olmazları; hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik
Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin önkoşullarındandır. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Bu bakımdan, kanunun metni, bireylerin, gerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde olmalıdır. Dolayısıyla, uygulanması öncesinde kanunun, muhtemel etki ve sonuçlarının yeterli derecede öngörülebilir olması gereklidir (AYM, E.2012/116, K.2013/32, K.T. 28/2/2013).
--
Çok bilgili olabilirsin. Dünyanın kitabını okumuş, kelimeleri yan yana getirmede mahir, üstelik iknada kuvvetli de...
Peki, sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapman neyin nesi?
Daha açığı,
özgürlüğüne, yaşam biçimine, kafa yapına tevacüze, baskıya, engellemeye duyduğun öfke, hesabına gelmeyenin özgürlüğüne tecavüzde, neden gevrek bir gülümsemeye dönüşüyor?
Derdi bağcı dövmek olana, bilimden öte film yoktur!