Türkiye'nin önümüzdeki dönemde öncelikli meselesi terör değildir, siyasi etik kavramını devlete hakim kılmaktır. Makama kavuşunca, mevkinin tüm imkanlarını nefsine, eşine dostuna, yandaşına, cemaat ve kliğine peşkeş çekenlere mani olmak, bu hususta ciddi ağır müeyyideler ortaya koymak, en önce halledilmesi gereken husustur. Bundan sonra diğer her mesele sıraya alınabilir.
Devlet 10.000 kadro ihdas etse ve işiniz sadece dürüst bir şekilde mevki makamlarda liyakatlı olmayanları devlete rapor etmektir dese, işe girmek için geceden parti kapısında sıraya gireceklerin ülkesinde, ahali kendini düzeltmez ise, devlet düzelir mi?
--
Türk Ceza sisteminin yetersizliğinin en büyük alameti, hüküm giyenlerin "yatarı ne bunun" araştırmasına girmeleridir ki adalet açısından ne önleyici ve ne de ödetici olmayan yaptırımlar, ancak suçu ve suçluyu çoğaltmaya yarar.
--
Suriye'de islami referanslara sahip olan tüm unsurları attılar, sıra İdlip'te orada da en radikal olanlar var. Onları da bir göç dalgası ile Türkiye'ye gönderip Suriye'de bir Kürt devletini de kurup rahatlayacak baronlar ve ardından mehdiyyun hareketi ile özellikle bazı tarikat yapılanmaları kullanılarak Türkiye'de özerk kürt bölgesi oluşturularak Irak, Suriye ile birleştirip Büyük Yahudi Krallığı'nın Mezapotamya ayağı olacak Kürt devleti ilan edilecek. Sonra büyük karmaşalara gebe gelecek ki üç beş kıyametçinin keyfi ne diyorsa o dünyası olsun beklentileri.
--
Yeni hükümet sisteminde hızlı karar alma ve açık abudikliklere neşter atabilme imkanı varken neden hala özellikle engellilere yönelik saçma sapan uygulamalara müdahale edilmiyor, haksız ve hukuksuz saçmalıklara devam ediliyor diye sormanın bir anlamı olabilir mi, mevzu sistem değil kafa sıkıntısı ise?
Somut misal vereyim.
Engelli vergi indirimi ile emekli olmuş vatandaşları sahte alınmış raporları bahane ile kontrol muayenesine çağırıyorlar hak kaybına uğrayacağı endişesi ile gitmeyenlerin peşin hüküm kurup maaşlarını durduruyorlar.
Müstekar hale gelmiş yargı kararlarına rağmen ötv istisnası ile araç almış engellilere ötv ihbarnamesi göndererek dava yoluna gitmeyenlerin ödemelerini helal para arasına haram şekilde katıyorlar.
Saçma sapan mantalitelerle araç kullanamayacak durumdaki engellilerin engellilere yönelik istisnalardan yararlanma haklarını engelliyorlar.
Yeni hükümet sistemi eski hükümet sistemi mevzusu değil mesele, mesele bir algı meselesi.
İnsan haklarına saygılı devlet işte budur, insan haklarına dayalı bir sistem kurmaya niyeti olmayanlar her fırsatı insana sıkıntıya çevirmede mahirdirler.
--
Suriye'deki Türk askeri varlığına karşı yapılan saldırılara misliyle cevap verileceği açıklamaları sonrası algıladığım şu. İdlip'e kapsamlı bir saldırı yapacaklar ve oradakileri Türkiye'ye göçe zorlayacaklar. Türkiye bu insanları da ülkeye izlediği politika gereği kabul edecek ve Suriye'de o saat itibarıyla silahlar susacaktır. Sonra Türkiye düşünsün gerisini. Bu arada Kürt devletini de kuracaklar ve Suriye alt üst yapısını da Türkiye'ye bedavaya yaptıracaklar. Sonraki göç dalgası da Gazze'den olacak ve büyük yahudi krallığının kurulması için ne kadar mani var ise hepsini Türkiye eliyle ortadan kaldıracaklar. Adamlar iyi plan kuruyorlar ve 100 yıl sonra krallığı kurmaya çok yaklaşmış durumdalar. Bunu bizim saftirik muhafazakarlar bir İsrail projesi olarak düşünüyor, oysa bu bir hristiyan itikadı gereğidir ki bu krallık kurulunda İsa gökten inerek bu krallığın başına geçecek inancı tüm hristiyanların ortak inancıdır.
--
İmamoğlu görevine dua ederek başladı, takiyye yapıyor diyen çok akıllı, iman, bu milletin dna'sına işlemiştir. Öyle ki bu milletin sarhoşu bile nara atarken 'Allah ' der. Üstelik İmamoğlu veya Binali arasındaki iman farkını tespit için bir imanölçer mi geliştirdiniz de böyle üst perde atıp tutuyorsunuz? Buradan size lokma çıkmaz, ama bu kafayı değiştirmezseniz Idlip'ten gelecek radikaller siz iktidar yüzü bir daha görmeden sizin mal varlıklarınıza çökecektir, bu net.
--
Eğer zulüm bahane edilerek İdlip'te bulunanlara da yarın bir gün Türkiye sınırlarını açma niyeti olan idareciler varsa, bunlar öncekilere benzemezler, tüm seni beni kendinden olmayanları kafir gören, hepimizin kanını malını ırzını kendilerine helal sayanlar şu an orada yığılmış halde bu hamlenizi bekliyorlar ki eğer yine de onları da alacağız derseniz şehirlerimize sokmayın bunları, tecrit kamplarda tutun.
--
İdlip şu an radikallerin kalası ve Türkiye'yi buraya çekerek dünyaya bizi radikallere destek veren ülke sıfatı ile vasıflayarak Kürt devletini bu arada kuracaklar, Suriye'de tahrip edilen tüm alt ve üst yapıyı da bize yıkacaklar, mevzu net bu.
--
Sistem, organizasyon fukarası ülkem! Göz muayenesi için internet ortamında aldığım randevüye vaktinden önce gitmeme rağmen, ölçüm için ayrı bir sıraya soktular. Dedim görevliye: Bu sırayı beklersek randevü saatini kaçırırım, randevülü hastaya öncelik olması gerekmez mi? Hastalarla sorun yaşıyoruz, sıranızı bekleyin randevü saati geçse da alırlar dedi. Ben de biliyorum beklersem alacaklarını da ne mantıkla internet ortamından randevü sistemini faal hale getiriyorsunuz ey akıllılar diyemedim orada, onunla bir muhataplığım bu konuda yok çünkü, ama buradan rahat rahat diyeyim. Beceriksiz sistem kurgulayıcıların elinde oyuncağız net. Kaldırın bari o randevü alma bölümünü ki insanlar size güvenerek iş yapmasın.