Kimsenin kalbini kırma, zira Allah'ın en gücüne giden amel, kalp kırmaktır. Hoca Ahmet Yesevi
--
Surda bir gedik açtık diyen şairin kemikleri sızlıyor mu acaba?
İktidar, muktedirlik hiç eleştirmeyelim, evet de şu surda açılan gedikten tepeleme yakınını, yandaşını, taraftarını, ehliyetini, liyakatını, aklını, ilmini, basiretini, firasetini gözetmeden oraya buraya sıvamak, sıkıştırmak için miydi tüm bu hevesler? Yani amaç boynu kravatlı genel müdürleri indirip o koltuklardan kalbi sarıklı genel müdürleri oturtup, "hep sen mi lan, az biraz da ben" meselesi miydi şu iman meselesi?
Bu çözülmezse bu devlet çözülmez mi?
Hani para konuşmayalım falan da, hakkı 5.000 lira olan işi 1.000 liraya yaptırınca bu akıllılık, esnaflık mı oluyor ey benim surda açılan gedikten oluk oluk ters yöne akan dini bütün, imanı parçalı kardeşim?
--
Bendeniz siyasilerin eş dost akraba iyal evlatlarını devlet imkanları ile mücehhez kılmasından mevki makamları onlarla doldurmasından ihale mihale işlerini onlara tevdi etmesinden rahatsızım. E ama liyakatlı mı diyorsanuz, liyakatın dibini bulsalar bile, bendenizce ahlaki değil.
--
O olmak istemiştin.
Ne o olabildin ne de kendin. Milyarlarca var sen gibi,
sürü sürü doğup,
bir yudum özne yaşayamadan, tepeleme toprağa gömülen
--
Kanundan, cezadan, polisten korktuğu ya da ne derler kınamasından çekindiği için değil; yaradılışı, vicdanı gereği haktan hukuktan ayrılmayanlar insanlığın asıl kahramanlarıdır.
--
Bu mevzuat yapıcılar kesinlikle dünya dışından gelmeler. Vatandaş engelli, ama çalışabiĺir durumda, engelli ve araç kullanamaz durumda veya, ya da bakım yardımı alması uygun bir engelli. Raporlama kriterinde aynı kıstaslar ile, tek tip oran ile hepsi aynı bakış ile değerlendiriliyor. Yahu engeli çalışmasına mani olmayıp, araç kullanmasına mani olanla bakım yardımı alması gereken ile vergi indirimi yapılacak engeli aynı potada karıştırmak cehalet ve şapşallık değil de nedir?
--
Bizim insanımızın en büyük defosu, kör itaat ve yandaşlığına toz kondurtmama. Hakkı ve hakkaniyeti öncelemede ihmalkarlık. Allah intibahlar versin hepimize. Amin
--
En alçak dindarlık, tapındığı tanrının sırtına semer vurup, onu emeli yönüne dehleyenin dindarlığıdır. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
--
İnsanın sadece cinsinin sahip olduğu ve onu sair canlı cinslerinden farklı kılan, nefret ettiği ve övündüğü, reddettiği ve sahiplendiği, onun ile onurlandığı ve aşağılandığı büyük bir defosu var.
Doğrusu tüm dünyayı kan gölüne çevirmesinin ve üç kuruşluk hayatını hem kendine hem gayrına zehir etmesinin yegane sebebi de bu defodur. Defo olduğunu her fırsatta dillendirmesine rağmen tabiatı icabı asla vazgeçemediği bu defo,
Hırs ve haset duygusundan başkası değildir.
Hırs ve haset ayrı kavramlar gibi algılanılmasına rağmen özü itibarıyla tek yumurta ikizleri gibi menşei aynı olan duygulardır.
Fazlaya göz dikmek... Elde etme temayülü...
"Onda var, bende neden yok", "ondaki de benim olmalı"
Variyetteki şişmanlık da cılızlık da sadece bundandır; tüm nifakın sebebi de budur.
Felsefenin tafsilatlı tarifinde başarılı olduğu, lakin tahribatına mani olamadığı bu defo, kazındıkça daha gür biten kıl gibi, insan üredikçe, daha da güçlenmede ve nihayetinde er ya da geç insanı yok etmede insan tarihine kapak olma kabiliyetini haiz tek vasıftır.
İnsan, nesli kesilen dinazorlar gibi, dış etkenler sebebi ile değil, özünde var olan hırs ve haset kazanında eriyip bitecek; bu net...
--
Tasavvufu şeyhin koyun cebinde cennete girme mevzusuna dönüştüren, himmeti şirk olarak yaşatan meşayıh bozuntuları sebebiyle ihsan kavramı en sahih metotlarla aktarılamıyor müslümanlara, yazıklar olsun kainatı idare ettiğine civarını inandırmaya çalışan tüm şebeleklere ve onlara inananlara.